Ulemaya Şili’den sevgilerle!, Deniz Gökçe, Akşam 19.03.08
Bir ülkenin sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık sisteminin reformu, kafasını kuma gömmüş, ideolojik veya dünyadan habersiz kişilerin becerebileceği bir iş değildir. Birkaç zamandır vurgulamaktayız. Türkiye 1991 yılından bu yana iflasın eşiğinde, yılda 25 milyar doların üstünde GSMH oranı olarak (yeni değil eski gelir sayıları ile oran ) yüzde beşe yaklaşan bir sosyal güvenlik açığı vermektedir. Eğer sosyal güvenlik açığı olmasa, eğitim için, yoksulluk için veya yatırım için yılda 25-30 milyar dolar ek sosyal amaçla kullanabilecek fonumuz olacaktı.
Beni en çok kızdıran, Şili’de yapılan sosyal güvenlik sistemi reformunu “ezberci sıfırcı hocaların” kötülemesi veya inkâr etmesi. Aşağıda 11 Mart 2008 tarihli The International Herald Tribune gazetesinin 14’üncü sayfasından Şili sosyal güvenlik sistemi ve reformu konusunda Associated Press muhabiri Eduardo Gallardo tarafından yazılmış bir raporun özeti var.Şili 1981 yılında aşırı doz Latin Amerika devletçiliği ve popülizm sonrası iflas haline gelmiş sosyal güvenlik sistemini reforme etmiş ve hybrid yani karma bir sistem getirmişti. Eski sosyal güvenlik sisteminde kalmak isteyenler eski sistemde kalacaklardı, yeni sisteme geçmek isteyenler ise yeni sisteme geçecekler ve devlet geçiş masraflarını yüklenecekti. Yeni sistemde her kişi en az maaşının yüzde 10’unu özel emeklilik şirketleri tarafından yönetilen (bizim BES sistemi gibi) kişisel emeklilik fonlarına yatıracaktı ve bireylerin katkıları işletilerek emekli olduklarında ya bir “annuite”, yani aylık maaş, ya da bir toptan ödeme olarak onlara teslim edilecekti. Çalışan ve emekli vatandaşların üçte ikisi bu fonlara geçti ve 2007 yılı sonunda emeklilik fonlarında toplanmış vatandaş birikimleri 111.4 milyar dolara ulaştı. Bu fonlar uzun vadeli birikimlerdi (ülkemizde en çok sıkıntısı çekilen fon tipi) ve Şili bu fonlar sayesinde büyük yatırımlar yapabildi. 111.4 milyar dolar Şili GSYİH sayısının yüzde 70 kadarı, bu nedenle müthiş bir birikim demek. 1981 yılında başlayan yeni fon sistemi başlangıçtan bu yana ortalama yılda yüzde 10 civarında bir getiri sağlamakta ve 1981 yılından bu yana emeklilik fonlarına para ödeyen kişiler kabaca çalışma hayatlarının son döneminde aldıkları maaşlarının yüzde 85 kadarını emeklilik parası olarak alabilmekteler. Konunun Dünya Bankası’ndaki uzmanı Estelle James’in araştırmasına göre zengin bir ülke olan ABD’de ise ortalama emekli bir kişi son maaşının sadece yüzde 40 kadarını emeklilik maaşı olarak alabilir. Şili bundan iki yıl önce bir de seçim geçirdi ve sol bir hükümet, eski radikal doktor Bayan Michelle Bachelet yönetiminde işbaşına geldi. 1981 reformunda eski sistemde kalmayı seçen veya kayıt dışında çalışan veya özel yönetilen emeklilik sistemine ödemelerini aksatanlar, yani yeterince emeklilik geliri sağlayamayanlar için, 2 milyar dolarlık bir fon bütçeden ayrıldı ve düşük gelirli ve yaşlı emeklilere yardım için Mart 2008 tarihinde yürürlülüğe giren bir kanunla kullanılmaya başlandı.Ancak Şili bir mantık ülkesi. Şili’de kanunlar hükümetin bütçede açık vermesini yasaklıyor ve bütçenin her yıl yüzde 0.5 oranında (yüzde yarım) fazla vermesini emrediyor. Şili Sosyal Güvenlik sistemine 2007’deki ekleme kanun da tüm partilerin yüzde yüz katılımı ile parlamentodan geçti. Ayrıca dünyanın en büyük bakır üreticisi ve ihracatçısı olan Şili geçtiğimiz yıl bütçede yüzde 8.7 oranında bütçe fazlası sağlamış, bunu da emekli ve yaşlı ve fakir vatandaşlarına ek gelir olarak ödüyor. Ama sosyal güvenlik reformunu bozmadan, popülist tahribat yapmadan. İçinde 20 milyar dolar biriken Bakır Geliri Fonu’ndan 2006 yılından itibaren “Emeklilik Yedek Fonu” adı verilen ayrı bir fonda para toplanmış, burada 1.1 milyar dolar birikmiş ve yaşlı emeklilere dağıtılan da bu fonların birikimi. 600 bin yaşlı ve zorlanan Şili emeklisi, bu fondan bu yıl ayda 125 dolar yardım alacaklar (gelecek yıl 158 dolar olacakmış), aylık yoksulluk sınırı ise 95 dolar civarında. Bakır fiyatları ABD krizi ve Çin yavaşlaması gibi şeylerle yavaşlarsa da yardım biraz azalır ama devam eder diye düşünülüyor.
Özetle Şili sosyal güvenlik sorununu çözmüş, gelen katı solcu hükümet de sisteme devam ediyor, bozmuyor, sadece bakır furyası gelirinin bir kısmını fakir ve yaşlı emeklilere harcamayı seçmiş.
Biz ise ortalama emeklisi 46 yaşında, bebek ölümleri çıkartılınca ortalama 15 yaşındaki kimsenin 77 yıl hayat beklentisi olduğu ülkemizde, bugünden 30 yıl sonra 65 yaşına çıkacak emeklilik için,” mezarda emeklilik” sloganı arkasına saklanarak, bazı sefillerin 30 yıl emeklilik yaşamasını, tembelliğini savunuyoruz.
Ülkemizde “mezarda emeklilik” değil “beşikte emeklilik” vardır, kimse kendini kandırmasın. Bugün engellenen ise sağlıkta 18 yaşına kadar her çocuğun primsiz, ücretsiz sağlık hizmeti alması benzeri köklü reform atılımlarıdır.
Bugün Şili karma sistemi Arjantin’den Peru’ya, Kazakistan’dan Letonya’ya kadar her yerde uygulanmaktadır, İsveç ve İtalya da biraz değiştirerek de olsa Şili’yi kopyalamıştır, “ulemaya” bildirilir.


19 Mart 2008 - 11:15 pm
Deniz Hocama şu noktada katılmamak mümkün değil.Ülkemizin sosyal güvenlik sistemi yıllardır alarm veriyor.Şili’de olduğu gibi teknik olarak bire bir aynı olmasa da ülke şartları ve kaynakları dikkate alınarak köklü bir reform süreci başlatılması gerekli.Ancak konu hakkında tetikleyici gelişmelerin olabilmesi ve kamuoyunda yeterince tartışılabilmesi için ülkenin önde gelen ekonomistlerin ellerindeki medya gücünü aktif hale getirmeleri ve daha cesur davranarak alternatifleri Şili’den değil de ülkemizden dile getirmeleri daha doğru olacaktır.Çünkü biliyoruz ki Hocam ve ekürisi programlarında defalarca hükümetin konu ile ilgili Bakanlarını (Kemal UNAKITAN,Ali BABACAN vs.) konuk etmelerine rağmen çanak sorularla bir anlamda hükümetin propagandasına katkıda bulundular ama çözüme yönelik proje üretmediler