e-konomist.net

e-konomist
Türkiye İktisatçılar SıralamasıArşivİletişimRSSGiriş yapKayıt ol

Güle Güle Bay Makro

Murat Çokgezen, CNBC-E BUSINESS, ARALIK 2006
Kapitalizmin, bireysel özgürlüklerin, piyasa ekonomisinin çağımızdaki en etkin savunucularından, iktisatçı Milton Friedman 16 Kasım 2006 tarihinde San Fransisko’da kalp yetmezliğinden öldü. Öldüğünde 94 yaşındaydı.

1912 yılında Macaristan’dan gelmiş, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak New York’ta doğmuştu. İlk gençliği derin bir ekonomik bunalımın yaşandığı 1930’lu yıllara denk geldi. Bu elverişsiz ekonomik ortamda bulduğu burslarla, yaz tatillerinde çalışarak, bazen ablasından ve annesinden borç alarak iktisat alanında Rutgers üniversitesinden lisans (1932), Chicago Üniversitesi’nden de yüksek lisans (1933) derecelerini almayı başardı. Chicago’dan okurken tanıştığı Rosa D. Friedman ile 1938 yılında evlendi. Friedman ölene kadar birlikte olan ve birlikte bazı kitaplara imza atan çiftin iki de çocukları oldu. Kızları Janet avukat olmayı tercih ederken, babasının izinden gidip iktisatçı olan oğul David Friedman iktisat alanında değil ama düşünce alanında babasının ötesine geçip bir anarko-kapitalist oldu.

Columbia Üniversitesi’nde başladığı doktora eğitimini 1946 yılında tamamladı. Bundan sonra emekli olduğu 1977 yılına kadar süren Chicago Üniversitesi’nde öğretim üyeliği günleri başladı. İktisat alanında zaten haklı bir şöhrete sahip olan Chicago’nun zengin entelektüel ortamı (Chicago hala Nobel ödüllü akademisyenleriyle övünür) Friedman’ın iktisada katkı yapan birçok yaratıcı fikrinin kaynağı oldu. En iyi arkadaşı, iktisatçı Joseph Stigler ile üniversite kampüsünde sık sık uzun yürüyüşler yapar ve çeşitli konuları tartışırlardı. Çok uzun boylu Stigler ile çok kısa boylu Friedman’nın yan yana görüntüsü öğrencilerin ilgisini çektiği için bu ikili ‘Bay Mikro ve Bay Makro’ olarak adlandırılırdı. Sanılanın aksine ‘Bay Makro’ ismi uzun boyundan dolayı Stigler’e değil, Makroekonomi dersi vermesi nedeniyle Friedman’a uygun görülmüştü. Stigler ise verdiği Mikroekonomi dersleri nedeniyle ‘Bay Mikro’ olarak anılmaktaydı. Bu verimli ortamda özellikle o dönemin egemen iktisat anlayışı olan ve aktif devlet müdahalesini savunan Keynesyen görüşü ciddi biçimde sarsan çalışmalarıyla, Friedman ikinci kuşak Chicago ekolunun lideri oldu. Chicago’dan emekli olduktan sonra Hoover Enstitüsünde kıdemli araştırmacı olarak ölene kadar görev yaptı.

İktisat alanındaki başarılı çalışmaları nedeniyle Friedman 1951 yılında iktisattaki en prestijli ödüllerden biri olan ve 40 yaşın altındaki gelecek vadeden Amerikalı iktisatçılara verilen John Bates Clark madalyasını aldı. 1976 yılında da tüketim teorisi, para tarihi ve para teorisine katkıları ve istikrar politikalarının kompleks yapısını gösteren çalışmaları nedeniyle Nobel Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü.

İktisatçı Milton Friedman

1930’lara yaşanan Büyük Bunalım iktisatçılar tarafından piyasaların kendi halinde işlemeleri durumunda başarılı olamayacağının kanıtı olarak yorumlandı. Kapitalizm özü itibarıyle istikrarsızdı ve eğer sık sık devlet talebi arttırmak üzere ekonomiye müdahale etmezse krizler kaçınılmazdı. John Maynard Keynes tarafından formüle edilen bu politikalar tüm dünyada uzun yıllar hem akademik camiada hem de politika alanında egemen görüş olarak varlığını sürdürdü. Friedman’ın iktisada yaptığı en önemli katkılar Keynesyen teorinin yanlışlanması ve karşı tezler geliştirilmesi şeklinde oldu.

Friedman Keynesyen iktisada ilk darbeyi 1957 tarihli Tüketim Fonksiyonu Teorisi adlı kitabıyla vurdu. Bu çalışmada bireylerin tüketimlerini, Keynesin iddia ettiği gibi cari gelirlerine göre değil, beklenen hayatboyu gelirlerine göre belirlediklerini ortaya koydu. Yani tüketiciler ceplerine giren para miktarında bir artış olursa hemen süpermarkete koşmadan önce bunun sürekli bir artış olup olmadığına bakıyorlardı. Bu görüşün en önemli sonucu, devlet harcamalarındaki artışın efektif talebi arttırmada Keynes’in söylediği kadar etkili olmayacağını göstermesiydi.

Friedman ikinci salvoyu Keynesyen iktisadın para politikasının reel büyüklükleri etkilemeyeceğini, devlet harcamaları ile oynamanın tek etkili iktisat politikası olduğunu öne süren görüşüne gönderdi. Anna Schwartz ile 1963 yılında yazdığı Birleşik Devletlerin Parasal Tarihi, 1867-1960 adlı kitapta Amerika’da krizin ortaya çıktığı 1929-1933 yılları arasında para arzının üçte bir oranında düştüğü gösterilmekteydi. Yani, krizin sorumlusu iyi işlemeyen piyasalar değil, mudiler bankalar koştuklarında para arzını gevşetmeyen ve bankacılık sistemine güveni çökerten Amerikan Merkez Bankası idi. Buradan sadece para politikasının işe yaradığı değil, Merkez Bankası’nın işe yaramadığı sonucu da çıkıyordu.

Friedman, Merkez Bankası yerine para arzını milli gelirdeki artışa göre ayarlayabilen bir bilgisayarı tercih ederdi. Çünkü para arzının milli gelir artışın altında kalması durgunluğa üzerine çıkması da enflasyona neden oluyordu. Para arzı ile enflasyona arasındaki ilişki iktisatta çok uzun yıllardır bilinen bir konuydu. Ancak Keynesyenler işsizliği düşürmek için bir miktar enflasyona katlanmamız gerektiğini düşünüyorlardı. Çünkü enflasyondaki beklenmeyen artışlar işçilerin reel gelirlerini düşürecek ve işverenler istihdamı arttıracaktı. Friedman 1968 yılında bunun geçici bir olgu olduğunu işçilerin zamanla kendilerini yeni duruma uyarlayacaklarını işsizliğin tekrar eski seviyesine döneceğini ama enflasyonun olduğu seviyede kalacağını iddia etti. Zaman Friedman’ı haklı çıkardı. 1970’li yıllarda dünyada hem işsizliğin hem de enflasyonun aynı anda görülmesi (Keynesyenlere göre bu mümkün değildi) Friedman’a çok büyük prestij kazandırdı.

Kapitalizm ve Özgürlük

Friedman Pozitif İktisadın Metodolojisi adlı kitabıyla iktisat metodolojisine de damgasını vurdu. Bu kitapta, iktisadın bir bilim olarak gelişebilmesi için değer yargılarından bağımsız olması gerektiğini ve iktisadi kuramların işe yarayıp yaramadığının onların gerçekleri açıklayabilme gücüne bakarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bu metodoloji Friedman’ın düşünce tarzının bir yansımasıydı.

İktisadi olaylara her zaman değer yargılarından bağımsız olarak yaklaştı. Devlete önemli mali kayıplara neden olduğu ve yolsuzluğu körüklediği için her zaman uyuşturucu kullanımının serbest bırakılmasını ve sigara ve alkolde olduğu gibi vergilendirilmesini savundu. Böylece devlet hem vergi kazancı elde edecek hem de uyuşturucu tacirlerinin peşinde koşmak için harcadığı paradan tasarruf edecekti. Yine hem ekonomik gerekçelerle hem de bireysel özgürlükler üzerinde bir kısıtlama getirdiğini düşündüğü için fuhuşun yasadışı olmasına ve barış zamanında zorunlu askerliğe karşı tavır aldı.

Hem kaynakların etkin olmayan kullanımına yol açtığına hem de ‘Seçme Hürriyeti’nin önünü tıkadığını düşündüğü için devletin ekonomiye müdahalesine karşıydı. 1962 yılında yazdığı Kapitalizm ve Özgürlük başlıklı kitabında bu konudaki görüşlerini daha popüler bir üslup ile dile getirdi.

Eğitim hizmetlerinin devlet tarafından sağlanması durumunda kalitenin düşeceğine işaret etti. Eğitimi devlet finanse edecekse devletin velilere para yerine geçen ‘eğitim kuponları’ vermesi daha doğru olurdu. Veliler bu kuponları vererek çocuklarını devletin gösterdiği okullara değil, istedikleri okullara gönderebilirlerdi. Okullar kendilerini bu kuponlar ile finanse edeceklerinden daha fazla öğrenci çekmek için daha iyi eğitim vermeye çalışacaklardı. Maaşını devletten alan öğretmenin devlete, öğrencisinden alan öğretmenin öğrencisine hizmet edeceğine inanıyordu. Kupon sistemi çeşitli nedenlerle çok fazla uygulama alanı bulamamış olsa da tüm dünyada eğitimde özel sektörün payı giderek arttı.

Sosyal Güvenlik sisteminin de tüm dünyadaki ekonomik mantıktan uzak uygulamasının kaynak israfına yol açacağını, mevcut sistemin sigortalıya ne kadar risk alacağı konusunda tercih hakkı bırakmadığını vurguladı. Bugün dünyadaki birçok ülkesinde yaşanan sosyal güvenlik sistemi krizlerini Kapitalizm ve Özgürlük kitabında önceden dile getirmişti.

Aynı kitapta artan oranlı ve yüksek vergilendirmenin çalışma azmini öldürdüğünü, ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilediğini ve daha düşük ve sabit oranlı bir vergi uygulamasının hem ekonomik büyümeyi hızlandıracağını hem de vergi gelirlerinde bir azalmaya neden olmayacağını iddia etti. O zamandan bugüne vergi oranları tüm dünyada azaldı. Bazı eski doğu bloku ülkeleri sabit oranlı vergi sistemini geçtiler ve çok başarılı oldular. Hatta bu alanda bir başarı hikayesi olarak gösterilen Estonya’nın başbakanına Washington’u ziyareti esnasında bu fikri nereden edindiği sorulduğunda Friedman ve Hayek’i okuduğunu ifade etmişti.

Freidman politika alanında da aktif rol alarak teorik alanda savunduğu fikirlerin uygulamadaki performansını her zaman test etmeye çalıştı. Yaşamı boyunca özellikle Cumhuriyetçi Amerikan hükümetlerine (Nixon, Reagan) danışmanlık yaptı. Siyasi alanda yaptığı en çok ses getiren olay Şili’de diktatör Pinochet hükümetine yaptığı danışmanlıktı. Seçimle gelmiş bir politikacıyı deviren bir diktatöre danışmanlık yaptığı için Friedman bazı çevrelerde çok eleştirildi. Aslında Friedman formel olarak Pinochet’ye hiç danışmanlık yapmadı. Chicago üniversitesinden bazı hocalar danışman oldu ve Chicago mezunu birçok Şili’li genç (Chicago Boys) de hükümette aktif görev aldılar. Serbest piyasa ekonomisine dayanan politikalar izlemeye başlayan Şili bugün bir ekonomik başarı mucizesi olarak gösterilmekte, özellikle sosyal güvenlik sisteminde yaptığı reform çok dikkat çekmektedir. Friedman, Şili’de Pinochet’nin iktidarının zayıflayıp demokratik düzene geçilmesinde piyasa ekonomisine geçişin çok önemli etkisinin olduğunu iddia etmektedir.

Hitabet yeteneği ve gelişmiş mizah duygusu ile fikirlerini geniş halk kitlelerine ulaştırmayı başardı. Bu nedenle bazı Nobel ödüllü iktisatçıların ismi profesyonel iktisatçılar tarafından dahi zorlukla hatırlanırken Milton Friedman geniş kitleler tarafından tanınan ve kabul gören şahsiyete dönüştü. 1966- 1983 yılları arasında Newsweek dergisindeki köşesinde birçok konuyu akademik camia dışındaki kitlelerle paylaştı. Bu alandaki en büyük başarısı 1980 yılında PBS televizyonu için hazırladığı 10 bölümlük ‘Seçme Hürriyeti’ isimli dizidir. Daha sonra eşi Rosa Friedman ile birlikte kitaplaştırdığı bu dizinin her bir bölümde bireysel özgürlüklere ilişkin görüşlerini bir iktisat programı için çok büyük sayılacak bir kitleye ulaştırmıştır. 1981 yılında Ronald Reagan’ın başkan seçilmesinde bu dizinin çok etkili olduğu söylenmektedir.

İktisadın en temel prensiplerinden biri kaynakların etkin kullanımıdır. Friedman iyi bir iktisatçıydı. Sahip olduğu ömrü, gerçek bir iktisatçı gibi, çok etkin kullanınca bir ömre birkaç ömür sığdırmayı başardı. Hayal ettiği, inandığı birçok şeyin gerçekleştiğini gördü ve geride kalanlara sadece ekonomi alanında değil, siyaset, felsefe, istatistik gibi birçok alanda büyük bir miras bıraktı.

Etiketler:

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007 | RSS | Geri bildirim | Yorum yap

WidgetBucks - Trend Watch - WidgetBucks.com

e-konomist.net e-konomist

compro cialis levitra generico comprar cialis kamagra en france viagra versand cialis kaufen compro cialis aquisto levitra receta viagra

cheap viagra india cialis pricing cialis prescribing information cialis made in india cialis tablets oral sildenafil buy viagra in sydney indian viagra tablets cheap vardenafil vardenafil price buy levitra in uk generic viagra sale viagra discount coupon buy viagra in singapore liquid sildenafil cialis 10 mg daily viagra pills indian sildenafil purchase cialis online without prescription viagra professional price buy viagra prescription online viagra by mail order viagra without a prescription indian viagra sold in uk levitra 20 mg cialis sales buy viagra in india tadalafil cheap generic viagra without prescription viagra 50mg price vardenafil 20mg apcalis oral jelly levitra prescription purchase viagra canada viagra how it works viagra fast delivery buy viagra in thailand viagra 50mg cost generic sildenafil 100mg buy cialis no prescription tadalafil overnight viagra non prescription levitra australia cialis 50 mg generic cialis cialis 20 mg tablets viagra suppliers in uk 25mg viagra buy cialis professional buy viagra in spaine levitra 20 mg price buy generic cialis online viagra prescription generic viagra blue viagra viagra mastercard cialis pills for sale silagra cipla cialis daily use price viagra prescribing information levitra online sales revatio price cialis liquid viagra 20mg sildenafil tadalafil over the counter sildenafil cialis suppliers cialis purchase sildenafil sales tadalafil tablets in india generic vardenafil sildenafil without prescription buy viagra professional order cialis without prescription viagra ajantha viagra pills for men buy viagra with no prescription viagra by intas pharma buy viagra in sweden generic viagra paypal cialis online prescription viagra online india tadalafil sample cialis 20 mg cost purchase viagra without a prescription cialis without a prescription tadalafil oral jelly buy viagra in dublin order cialis viagra 100mg viagra 200mg ranbaxy caverta cialis in india cheap viagra fast shipping sildenafil price online prescription viagra indian generic viagra buy cheap cialis tadalafil tablets 20mg tadalafil buy indian viagra cost