Domuz gribinin bedeli, www.newsweekturkiye.com
Hafta sonu medya tamamen Meksika’da 1000′den fazla kişinin Domuz Gribi’ne (Influenza A H1N1 olarak da bilinen) yakalandığı haberleri üzerinde yoğunlaştı. Yaklaşık 90 kişi bu salgında hayatını kaybetti. Hastalık, aralarında ABD’nin de bulunduğu başka ülkelere de yayılmış görünüyor. Salgınla ilgili en önemli bilgilerden biri, ABD ve Kanada’da vakaların “hafif” olarak tanımlanması.
Tehlikeli grip virüsleriyle ilgili haberlere eşlik eden ilk unsurlardan biri, bir salgın hastalığın etkilerinin ekonomik değerlendirmesi. Geçenlerde yayımlanan bir makaleye göre, Reuters 2008 yılında, IMF’nin bir grip salgınının 3 trilyon dolara mal olacağını, toplam Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’da yüzde 5′lik bir düşüşe yol açacağını söylediğini aktardı. Başka bir deyişle, salgın hastalık, şu anki derin iktisadi durgunluğu dünya çapında bir depresyona dönüştürebilir.
Geçen 10 yıl içinde, Asya’nın dünyanın geri kalan bölgelerine yayılan kuş gribi konusunda benzer endişeler yaşansa da, korkular gerçek olmadı. Son salgın hastalık, 1968′de ve 1969′da görülen Hong Kong gribi salgını olarak biliniyor. Hong Kong gribinden ölenlerin sayısının 750 bin ile bir milyon arasında olduğu, bunların arasında yaklaşık 34 bin ABD’linin bulunduğu tahmin ediliyor.
40 yıl önceki bu salgından beri, küresel düzeyde yaygın ölçekte ölümcül bir grip salgını yaşanmış değil. 10 yıl süreyle Asya’da az sayıda insanın ölümüne neden olan tehlikeli kuş gribi salgını vakaları görüldü. Bu grip salgınları küresel olarak yayılmadığından, salgınla ilgili uyarı ve endişeler medyada pek fazla yer almadı.
Ancak, bu hafta sonunun başlangıcından beri, medya, hastalığın seyri konusunda kamu sağlık kuruluşları ve uzmanlarından alınan son bilgileri iletmek için yoğun çaba sarf ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün sözcüsü Thomas Abraham, “Çok, çok endişeliyiz” diyor. “İnsandan insana bulaşan, yeni olduğunu düşündüğümüz garip bir virüsle karşı karşıyayız. Şu anda herkes tetikte.”
İki önemli faktörün, mevcut salgının daha fazla yayılmasını engellemesi gerek. Birincisi, ABD’de CDC, diğer ülkelerde benzer otoriteler ve küresel bazda Dünya Sağlık Örgütü tarafından oluşturulan ayrıntılı gözlemleme sistemleri. 2002 yılında SARS salgınının 800′den az kişinin ölümüyle sonuçlanmasının nedeni, bir bakıma, ülkeler arası seyahatin neredeyse durdurulması ve hastalığın dünya çapında seyrinin dakika dakika takip edilmesiydi.
İkinci olarak, grip virüslerinin neden eskisi gibi hızlı ve geniş yayılmadığı konusunda çeşitli teoriler var. Bir teoriye göre, grip aşıları, belirli unsurların etkisini engelleyerek, hastalığın genel anlamda yayılmasını durduruyor. Bu, bulaşıcı virüslerin birincil taşıyıcısı olan hayvanların aşılanmasına kadar uzanıyor. Buna ek olarak, CDC, iki önemli grip ilacı olan Tamiflu ve Relenza’nın, Domuz Gribi’nin bulaşmasını takip eden ilk 48 saat içinde alınması halinde, bu yeni hastalığın arazlarının şiddetini büyük ölçüde azalttığını söylüyor. Kamu sağlık görevlilerinin, epidemiyoloji ve bulaşıcı hastalık uzmanlarının çok fazla endişelenmeye gerek olmadığını söylemelerinin nedenlerinden biri bu olabilir. Biz uzman NPR’ye şunları söyledi: “Geçen birkaç yıl içinde insanlarında Domuz Gribi vakaları gördük, ama birçok durumda hastalık domuzla doğrudan temas sonucu bulaşmıştı. Bu farklı görünüyor.” Michigan Üniversitesi’nden Dr. Arnold Monto ise, “Dikkatli olmalı ve endişeye kapılmamalıyız. Ancak yeni gelişmeleri de yakından takip etmemiz gerekiyor” diyor.
On binlerce insanın gripten ölme olasılığı çok düşük. Tıptaki ve kamu sağlığı politikalarındaki ilerlemeler, ciddi hastalıkların seyrini gözlemleme olanakları açısından büyük fark yarattı. Yeni hastalığın Meksika dışında çok ölümcül bir tablo çizmediği gerçeği de bunun büyük bir salgın olmayacağı fikrini destekleyen bir başka etken.
Ancak bazı analistler, dünyanın trilyon dolarlık maddi kayıplara ve ekonomik depresyona hazır olması gerektiği görüşünde
Geçen ay bütün haberlerde 2036 yılında Dünya’ya çarpma ihtimali olan büyük bir göktaşı ile ilgili başlıklar vardı. Apophis adındaki bu göktaşı 390 metre eninde. Eğer gezegenimize çarparsa, Hiroşima’daki nükleer patlamadan 100 bin kat büyük bir enerji ortaya çıkacak. Göktaşı meselesi çok ilginçti, ama haberlerde çarpışma olasılığının 5500′de1 olduğuna pek yer verilmedi.
Yeni “salgın hastalığın” yaratabileceği kayıplar nedeniyle 3 trilyon doları bankaya yatırmak iyi bir fikir olmayabilir.
