e-konomist.net

e-konomist
Türkiye İktisatçılar SıralamasıArşivİletişimRSSGiriş yapKayıt ol

Dolar ve ABD konusunda farklı bir yaklaşım! (Deniz Gökçe, Akşam 10.11.07)

Altının 850 dolara, doların 1.50 euroya ve petrolün 10 dolara dayandığı “Çin dolardan kaçıyor!” veya “Tüm ABD bankaları zorda!”, “dünya büyümesi duracak!” gibi haberlerin gündemi doldurduğu günlerde, ABD ekonomisi konusunda olumlu bir şey söylemek zor. Ancak birkaç gün önce, 6 Kasım Salı günü Financial Times gazetesinde yazan G. Schultz ve J.Taylor (her ikisi de ABD Hazinesi’nin tepesinde son dönemde görev yapmış ve çok saygın iktisatçılardır) farklı bir yaklaşım getirdiler. Son derece ilginç olan analizlerini özetleyerek buraya aktarıyorum.“ABD konut piyasasındaki sarsılma ve subprime ipotek piyasasından ortaya çıkan finansal sorunlar, ABD ekonomisini ve sonuçta da dünya ekonomisini durgunluğa sokar şeklindeki görüşler piyasaya hakim ve son dönemde Washington’da bir araya gelen uluslararası ekonomi politikası belirleyicileri de bu şekilde düşünüyor. Fakat gözden kaçan bazı önemli noktalar var.
ABD ekonomisinde iki önemli değişiklik var.

Birincisi, ABD cari denge açığı küçülmeye başladı. Eldeki son üç çeyrek verisinde ABD cari açığı 119 milyar dolar küçülmüş bulunuyor. Böylece GSYİH oranı olarak yüzde 6 değerinden yüzde 5 değerine düşmüş oldu. Uluslararası ekonomi politikası belirleyicileri hatırlarlar.

ABD ekonomi politikasını üç temel ilke üzerine inşa etmişti. ABD cari denge açığının tasarruf ile yatırım arasındaki dengesizlik nedeni ile oluştuğuna dikkat edilerek hazırlanan ABD politikası, ABD kamu sektörünün tasarrufunun artması için ABD bütçe açığının düşürülmesi, ABD dışında büyümenin yükseltilmesine çalışılarak ABD’nin ihracatının arttırılmasına çalışılması ve özellikle Çin’den başlayarak döviz kurlarının esnekliğinin arttırılması, döviz kurlarının piyasada belirlenmesi yönünde ciddi adımlar atılması şeklinde oluşturulmuştu.

İkincisi, bugün ABD bütçe açığı hızla düşmüş ve GSYİH oranı olarak yüzde 1.2 değerine inmiş bulunuyor.

Dünya ekonomik büyümesi, özellikle gelişen ülkelerde, ABD ekonomisi yavaşlarken bile güçlü. Çin döviz kuru çok daha esnek durumda ve kur sabitlemesinden bu yana yüzde on değerlenme sergilemiş bulunuyor. Forward kur veren piyasalar, Çin parasının daha da değerleneceğini sinyalliyor. Bu geişmeler cari dengenin düzeleceğini sinyalliyordu. Ama bunun yavaş olması normaldi.

Ancak şimdi başka olaylar devreye girdi ve cari dengede düzelme daha hızlı gerçekleşti. ABD konut sektöründeki son üç çeyrekteki sorunlar ABD’de yatırımı gene son üç çeyrekte 81 milyar dolar düşürürken, ABD konut fiyatlarındaki düşüş ABD’deki tasarruf hızını arttırdı. Konut kredileri artık verilmiyor ve insanlar ellerindeki konutların daha düşük bir servet düzeyine işaret ettiğini fark edip, harcamayı kesip tasarrufa başladılar. Yani tüketim gelire göre azalmaya başladı. Yani hane halkı tasarrufu da kamu tasarrufu gibi artmaya başladı. Böylece cari denge açığındaki daralmanın dörtte üçü konut sektöründeki kaos ile açıklanabilir. Böylece piyasadaki gelişmeler ABD’nin üç bacaklı politikasına önemli ölçüde yardım etti. Bu aynı zamanda tüm dünyada tasarruf-yatırım akımlarının değişmesi sonucu dengenin nihayet yerine oturmaya başlaması anlamına geliyor.

Tabii ABD cari denge açığının azalması demek, diğer ülkelerde cari denge fazlalarının ve ABD’ye ihracatın daralması ve ABD’den ithalatın artması demek. Bu ülkelerde iç talep başka nedenlerle artmazsa bu durgunlaşma demektir. Bu nedenle bu ülkelerde verimlilik arttıracak yatırımların yapılmaya devam etmesi önemlidir. Bu özellikle gelişen ülkelerde çok önemlidir. Oralarda yatırım devam etmelidir. Tasarruf oranı çok yüksek olan ülkeler de biraz daha tüketim yapmalarının herkes için çok hayırlı olacağını anlamalıdırlar.

Son dönemde birçok analist ABD cari denge açığının doların hızla düşmesine ve bir dünya çapında döviz krizi çıkacağına dikkat çekmişlerdi. Ama yanıldılar. Doların değer kaybı son derece düzenli gerçekleşti. Dolarda volatilite artışı olmadı. Dolar altı yıllık bir süreçte yavaşça değer kaybetti. ABD döviz kuru politikası da piyasa güçleri ve arz ve talebe öncelik verdiğinden ve bu nedenle ABD politikası dolara müdahale de içermediğinden, dolar piyasasının belirlediği yavaş tempoda değer kaybetti.

ABD konut piyasasındaki sorunlar cari dengede düzeltme yapmaya devam ettikçe, doların daha da çok değer kaybı fazla gündeme gelmez. Ama ABD politikası bunu da piyasaya bırakmaktadır. Piyasa dolar kurunun nereye gideceğini belirleyecek güç olacaktır”.

Yukarıda özetlediğimiz analiz çok ciddi bir ekonomik analiz. Dikkatle okunması ve anlaşılması gerek!

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 11 Kasım 2007 | RSS | Geri bildirim | Yorum yap | Bu Yazıyı Paylaşın

Yorum yapın




Kapat
E-posta ile paylaş
e-konomist.net e-konomist