Delhi Detroit’e karşı (newsweekturkiye.com)
Delhi, Detroit’i geçecek mi? Belki de hayır. Ancak GM ve Chrysler su üstünde kalmak için çırpınırken, Hindistan’ın oto üreticileri vites yükseltiyor. Geçen hafta, Mumbai’nin Tata Motors’u büyük bir merakla beklenen ve reklamı çok yapılan Nano için sipariş almaya başladı. 2000 dolara satılan, beş koltuklu, klimalı, benzinle çalışan araç 67mpg yapıyor ve dünyanın en ucuz arabası kabul ediliyor. Düşük fiyatı ve yüksek kullanım/mesafesi nedeniyle uzmanlar arabanın dünya çapında çok satmasını bekliyorlar. Ayrıca Detroitr elektrikli araçlar ve hibridler yaratmaya çalışırken Hindistan şimdiden dünyanın en çok satan elektrikli aracı Reva’nın üreticisi.
Reva’nın tanıtımı Nano kadar güçlü olmadı, ama Bangalore şirketi 2001 yılından beri satılan 3000 aracın Asya ve Güney Amerika’da gelişmekte olan ülkelerde 34 milyon milden fazla yol yaptığını söylüyor. Yaklaşık 2.5 metre uzunluğunda, iki kapılı, garip görünümlü, hatchback bu araba Kristin Scott Thomas ve Jade Jagger gibi yeşilci ünlülerin favorisi haline geldiği Avrupa’da da ilgi görmeye başladı. Reva’nın temel modeli vergiler ve diğer giderler hariç 6000 dolara satılıyor. Haziranda piyasa sürülecek olan yeni versiyon Reva L-ion ise etkin lityum-iyon bataryaları ve tavandaki solar paneli ile daha donanımlı. Fiyatı ise 14.500 dolar. Vergiler, nakliye bedelleri ve Hindistan’ın dışında fiyatı yükseltecek olan diğer giderlerle birlikte Reva yine de Detroit’in gelecek yılın sonunda satışa sürülmesi planlanan Chevrolet Volt’ünden (taban satış fiyatı 40 bin dolar) çok daha ucuza satılacak.
Şunu net olarak belirtmek gerek: Reva, Toyota, Tata ya da bir bocalama dönemi geçiren GM gibi şirketleri tehdit edecek gibi görünmüyor; ama aynı zamanda otomotiv sektörü içinde parlak bir nokta. Şirket geçen yıl yaklaşık 500 araba sattı, ama bu yıl bu sayıyı üç katına çıkarma yolunda. Ayrıca, yaşanan küresel ekonomik durgunluğa karşın, Bangalore’de yılda 30 bin araba üretebilecek son model bir fabrikayı tamamlamak üzere. Buna karşılık Tata ilk yılında yaklaşık 250 bin Nano üretmeyi planlıyor. Ancak Volt, Priusi hatta Nano’nun aksine, Reva uzun yol aracı değil, daha çok küçük şehir arabası olarak tasarlanmış durumda. Arabanın mevcut veriyonu, REVAi, saatte 80km’lik bir üst sınıra sahip ve sekiz saatte şarj olabilen pilleriyle 80km yol yapabiliyor. L-ion modeli 6 saatlik şarj süresi ile 120km yol yapabilecek.
Pek çok Amerikalı sürücüye pratik gelmeyebilecek bu koşullar Avrupalı sürücülere mantıklı geliyor. İngiltere’de G-wiz olarak satılan araba, elektrikli araba kullanıcıları için çok sayıda avantajıyla Londra’da popüler oldu. Park ücretlerinin düşmesi, yol vergilerinden muafiyet, şehrin merkezinde dolaşıldığında alınan 11 dolarlık “yoğunluk ücreti”nden muafiyet bu avantajlardan bazıları. GoinGreen adında bir şirket 16 noktada G-Wiz test sürüşleri düzenliyor. Tüketiciler on-line sipariş vererek arabalarının evlerine teslim edilmesini sağlayabiliyorlar. Yanında dizüstü bilgisayarından başka pek bir şeyi olmayan bir tamirci enerji yönetim sistemlerini kontrol etmek için düzenli ziyaretler yapıyor. Bugüne kadar banliyöde yaşayan 1000 kişi yeni Reva’lardan aldı.
Reva’nın Avrupa faaliyetleri başkanı Keith Johnston, “G-Wiz ile bir depo benzin parasıyla bir ay gezebilirsiniz” diyor. Şirketin Avrupa’nın başka yerlerinde de girişimleri var ve hem sürücüler hem de devletlerden rağbet görüyor. Norveç’te sürücüler Reva’ları ithalat vergisi ya da katma değer vergisi olmadan alabiliyor, bunları otobüs şeritlerinde kullanabiliyorlar. Fransa 3000 euro’luk (3800 dolar) sübvansiyon sağlıyor. Birçok Avrupa kenti elektrikli araç kullanıcılarının bağlanıp arabalarını şarj edebilecekleri noktaların sayısını artırmayı planlıyor.
10 Avrupa Birliği ülkesinde dağıtımcılarla ilişkiler kuran Reva bu yıl sonuna kadar 10 anlaşma daha yapmayı planlıyor. Aynı zamanda Güneydoğu Asya ve Güney Amerika’da da dağıtım ağları oluşturuyor. Ancak ABD araba pazarına girmek daha zor olabilir. Katı güvenlik kuralları ve testler bu ülkeye girmenin maliyetini bir hayli yükseltiyor. Hindistan yapımı Reva’nın ABD’deki bağlantıları düşünüldüğünde bu garip. Şirketin elinde, özellikle enerji yönetimi sistemleri alanında olmak üzere 10 ABD patenti var.
Amerika’da Reva’ya 20 milyon dolar yatıran üç şirketten birinin sahibi San Francisco’lu girişimci Draper Fisher Jurvetson, “Kaliforniya ve Hindistan’da tedarikçilerimiz var” diyor. 1999′da Stanford Üniversitesi’nden mezun olan ve Kaliforniya’da elektrikli arabalar üzerinde çalıştıktan sonra Bangalore’a yerleşen şirket kurucusu ve baş teknoloji sorumlusu Chetan Mani ise, “Reva henüz dışarıda kalmış değil” diyor. Maini, Kaliforniya Hava Kaynakları Kurulu ülkede satılan yeni arabaların % 10′unun havayı kirletmemesini öngören 1990 tarihli mevzuatı yürürlükten kaldırınca taşınma kararı almış. ABD’de ne zaman araba satmayı planladığını söylemiyor, ama Reva her yıl piyasaya yeni bir model sürmeyi planlıyor. Bunlardan biri çok yakında Amerika yollarında görülebilir.
Bu arada Reva Avrupa ayağını sağlam tutmaya devam ediyor. İrlanda’nın batısındaki Galway’de Sean McGuire bir yıl önce satın aldığı Reva’yla 6600 mil yaptı. Koyu bir futbol taraftarı olan McGuire düzenli olarak yakındaki stadyuma gidiyor ve arabasını yoldaki mevcut bir noktada şarj ediyor. “Bu arabalar Hindistan’ın berbat yollarında o köy senin bu köy benim gezebiliyorlar. Ben de bu yüzden İrlanda’nın kırsal yollarında ihtiyacım olan şeyin tam da bu olduğuna karar verdim” diyor McGuire. “Gerçekten harika!”
