Burgaz Rakı’yı Mey İçki almamalı… (Yavuz Semerci, Gazeteport)
Son günlerde Burgaz Rakı’nın Hayyam Garipoğlu’na geri verilmemesi yönünde müthiş bir kamuoyu yaratıldı. Kamu yararı bahanesiyle gerçekleşen haber ve yorumların, aslında ekonomik bir cinayetin perdelenmesine yaradığına inanıyorum.
Olayı kavrayabilmek için kısa bir özet yapmalıyım.
***
Türk rakı piyasası Amerikan menşeli yatırım fonu Texas Pacific Group’a (TGG) ait Mey İçki’nin kesin hakimiyetiyle özel sektöre açıldı. Tekel’in içki bölümü, Nurol/Limak/Özaltın/TÜTSAB tarafından (Mey adıyla) 293 milyon dolara satın alındı. Ve iki yıl sonra bu firmalar, Mey İçki’yi 900 milyon dolara Amerikalı fona devretti.
***
2004 yılında Mey İçki’nin pazar payı yüzde 99 idi. Yeni Rakı, Tekirdağ gibi yılların markasına kim dayanacaktı ki!
Ama herkes yanıldı.
Bankasına el konulan ve kamuya 350 milyon dolar borcu olan Hayyam Garipoğlu (eşi-dostu adına) Burgaz Rakı’yı kurdu. Tariş de dahil olmak üzere pazara 10’a yakın farklı özel sektör firması girdi. İnanılmaz bir rekabet başladı. Efe, Beylerbeyi, Fasıl, Burgaz, Ata isimleriyle onlarca yeni rakı ile içki severlerin sofrasına geldi. Ucuz, popüler, premium gibi segmentler oluştu.
Sonra ne oldu? Pazarın mutlak hakimi Mey hızla pazar kaybetmeye başladı. 2009 yılına gelindiğinde pazar payı yüzde 65’e gerilemişti. İyi de boşalan pazarı kim dolduruyordu?
Doğru bildiniz: Hayyam Garipoğlu’na ait Lüleburgaz’da kurulu Burgaz Rakı… Bu şirketin payı yüzde 25’lerin üzerine çıktı. (Votkada ise yüzde 50) Bu paya vergi ödemeyerek, sahtekarlık yaparak ulaştığı yolunda iddialar var. Ancak 900 milyon dolar harcama yapan yabancı bir fonun yönettiği Mey’in son 6 yılda kaybettiği pazar payının sadece sahtekarlıkla açıklanması, ekonomik gerçeklere de Türk yargısına da, polisine de, üst kurula da, rakı severlere de büyük bir hakaret sayılmalı.
***
Hikayeye devam edelim:
Hayyam Garipoğlu, TMSF’ye borçlu. TMSF, Garipoğlu’nun attığı adımları takip etmek için Burgaz Rakı’nın yönetimine 17.4. 2008 tarihinde iki üye atıyor. Her şey yolunda. Burgaz Rakı’nın pazar payı dikkate alındığında birkaç yüz milyon dolarlık bir değer ortaya çıktığı yorumları yapılıyor. Garipoğlu bu işten belli ki sıyıracak!
Gerekçeleri tartışılır veya tartışılmaz, TMSF tam bir yıl sonra ani bir kararla, 18.7.2009 tarihinde Garipoğlu’nun tüm işletmeleri gibi Burgaz Rakı’ya da el koyuyor. Ve Burgaz Rakı, TMSF tarafından satışa çıkarılıyor. Tabii bu süre içinde hızla pazar payı kaybettiğini söylemeye gerek yok. İhalede tek bir alıcı var: Mey İçki… Ve Mey, 65 milyon dolara Burgaz’ı satın alıyor. Ancak Rekabet Kurumu bu satın almaya izin vermedi. Ve kurumun 78 sayfalık raporu şu cümlelerle tamamlanır:
“Mey İçki rakı pazarında hakim durumda bulunuyor. Burgaz ise 2. büyük firma. Ve rekabetçi pazar davranışlarıyla bilinen, literatürde de “maverick” (aykırı) firma olarak ifade edilen bir teşebbüs olduğu (Burgaz Rakı) anılan aktörler arasındaki devralma işleminin rakı pazarında hakim durumun güçlendirilmesi ile rekabetin önemli ölçüde kısıtlanacağı sonucunu doğuracağı tespit edilmiştir.”
Mey, bir kez daha Rekabet Kurumu’na başvurur. Bu kez Burgaz Rakı’nın lisansının iptal edildiği, satışın TMSF’nin tahsilatını engelleyeceği ve kamu zararı oluşacağı tezini ileri sürerler. Tabii kimse lisansı iptal edilmişse ve bir kez daha lisans alamayacaksa, niye kendilerinin bu alımı yapmakta ısrarcı olduğunu sormaz. Soru sormaktan çok bu günlerde Garipoğlu’nun Burgaz’ı alma tehlikesinin savuşturulmaya çalışılması moda. Burgaz Rakı’nın büyümesi Garipoğlu’nun değil, kamunun çıkarına aslında. Kimse bu basit gerçeği görmüyor nedense… Kimlerin kamuoyunu nasıl kör ettiğini yarın yazacağım. Şaşıracağınıza eminim…
