e-konomist.net

e-konomist
Türkiye İktisatçılar SıralamasıArşivİletişimRSSGiriş yapKayıt ol

Makaleler

e-konomist.net iktisat alanında önde gelen akademisyenler, uzmanlar ve konuya ilgi duyan kişilerin görüş alışverişi yaptıkları bir piyasa olmayı hedeflemektedir. e-konomist’ de yayınlanmasını istediğiniz yazılar için lütfen editör ile temas kurunuz.

WidgetBucks - Trend Watch - WidgetBucks.com

Ekonomi Olimpiyatları 2008, İrfan Kalaycı

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 24 Temmuz 2008

Ekonomi Olimpiyatları 2008

İrfan Kalaycı
İnönü Üniversitesi İktisat Bölümü ikalayci@inonu.edu.tr
Bu yılki genel konusu “Küreselleşmenin meydan okuması” olan 15.Dünya Ekonomi Kongresi, Türkiye Ekonomi Kurumu’nun (TEK) öncülüğünde 25-29 Haziran 2008’de İstanbul’da gerçekleştirildi.

Devamı »


Faydasız fayda, Ege CANSEN, Hürriyet 19.07.2008

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 19 Temmuz 2008

İSTENMEYEN seslere, gürültü denir. Dikkat ederseniz bu tanımda, ne su sesinden, ne kadın sesinden ne de para sesinden bahsediliyor. Sadece istenmeyen ses, gürültüdür deniyor.Ruhun gıdasıdır denen müzik, eğer dinlenmek istenmiyorsa, gürültüden başa bir şey değildir. Faydasızdır. Kişi, bir şeyi tüketmekten tatmin oluyorsa, iktisadi olarak o şey faydalıdır. Müşteri, aldığı faydaya para öder. Müşterilerin (bedava dağıtılmıyorsa) para ödemek istemediği şeyler iktisadi olarak faydasızdır. Kısaca beş para etmez. Elde edilen fayda kişinin duyduğu tatmine göre oluştuğundan, satın almalarda “hangisini giyeyim” “hangisini yiyeyim” gibi soruların herkes için doğru olan tek bir cevabı yoktur. Ama üretici firmaların ne tip bir mal üreteceklerine karar vermesi şarttır.

Devamı »


TÜRKİYE BÜTÇESİNİN YILLAR İTİBARIYLA KISA BİR DEĞERLENDİRMESİ

Yazan: ebrugul | Tarih: 17 Temmuz 2008

  En geniş tanımıyla devletin gelir ve giderleri arasındaki denge olarak tanımlayabileceğimiz devlet bütçesine ilişkin politika iktidarın tüm yıl boyunca izleyeceği siyasi ve ekonomik çizgiyi yansıtması açısından büyük önem taşır.. Bütçe politikaları makro ekonomik tabloyu da etkilemesi açısından ayrıca önem taşımaktadır; 

Devamı »


Sevgili Bankama Pulsuz Mektup

Yazan: e-konomist | Tarih: 9 Temmuz 2008

Sayın Banka Yetkilisi,
Ben 86 yaşında bankanızda hesabı olan bir müşterinizim. Geçen gün, tesisatçıma 100 dolar’lık bir çek yazdım. Bu çeki kendisi her nasılsa 3 nanosaniyede bankanıza iletmiş olmalı ki, bankanızda değerlendirdiğim fonlardan bu miktar kadarını bozduramadan hesabımdan karşılığı alınmış. Tabii ki hesabımda o an için para olmadığından 30 dolar da faiz ve ceza alınmış. Oysa fonlarımda 1.000.000 dolar vardı. Bu durumu şikâyet etmek istediğimde, bankanız telefonunda kişiliksiz, terbiyesiz, banda kaydedilmiş ve yüzsüz bir hanım sesiyle yarım saate yakın boğuştum. Arada müzikler dinledim ve 28 kere değişik tuşlara basmak zorunda kaldım. Ama kimseye ulaşamadım.

Devamı »


Üretkenlik Artışı Doğu Avrupa’da ve Eski Sovyetler Birliği’nde Büyümeyi ve Yaşam Standartlarını Yükseltiyor, Dünya Bankası

Yazan: e-konomist | Tarih: 16 Mayıs 2008

Çalışma, ülkelere bürokrasiyi daha da azaltmaları ve girişimcilerin önündeki engelleri kaldırmaları çağrısında bulunuyor

BRÜKSEL, 14 Mayıs 2008 — Dünya Bankası’nın yeni bir raporunda, geçtiğimiz on yılda Doğu Avrupa’daki ve eski Sovyetler Birliği’ndeki işçilerin üretkenliğindeki büyük artışın, büyümenin ve yaşam standartlarının yükselmesine yardımcı olduğu; ancak şirketlerin hızla kürselleşen bir dünyada daha üretken hale gelebilmesi amacıyla bürokrasinin azaltılması ve engellerin kaldırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği ifade edilmektedir.

Refahın Dizginlerini Çözmek – Doğu Avrupa’da ve Eski Sovyetler Birliği’nde Üretkenlik Artışı” başlıklı rapora göre, Bölgenin üretkenliğindeki –belirli bir sürede bir işçinin üretim miktarı- hızlı artış ekonomik büyümeyi arttırarak 1999 ve 2007 yılları arasındaki dönemde kişi başına düşen geliri %50’nin üzerinde yükseltmiş, yaklaşık 50 milyon kişiyi yoksulluktan kurtarmıştır.
Devamı »


AYDIN-LIK ÇELİŞKİ(ORPAN)

Yazan: orpan | Tarih: 14 Nisan 2008

Cumhuriyet tarihimizin hiç kuşku yok ki en trajik olaylarından biri Madımak Oteli yangını. Bu olaydaki zıt kutuplardan biri olan aydınlar ile diğer kutup olan muhafazakarların bugün aynı noktada buluşması ise yakın siyasi tarihimizin en dikkate değer çelişkilerinden birini oluşturuyor. Bu çelişkinin analizi ise bugün içinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik ortamın gerçeklerini sorgulamamızı sağlayabilir.

Şöyle ki; Bu kısa sürede ne oldu da düşman kardeşler dost oldular. İktidarın en  stratejik silahlarının başında gelen muhafazakar medya ne oldu da bugünlerde toplumun dışladığı aydın tabir edilen şahsiyetleri konuk olarak baş tacı etmeye hatta bir adım ileri giderek yazar-konuk yazar-yorumcu olarak, son aşamada ise TMSF(tasarruf mevduatı sigorta fonu) ihaleleri ile ele geçirilen medya kuruluşlarında yönetici pozisyonunda istihdam etmeye başladılar. Yirmi yıl önce olsaydı eski siyasilerimiz bu durumu ‘‘dün dündür bugün bugündür’’ repliği ile izah edebilirlerdi. Ancak bugün durum hiç de öyle değil. Bu dönüşümün derinliklerine indikçe iktisat politikaları, küreselleşme, AB gibi gerçeklerin varlığını inkar edemeyiz.

Devamı »


Ulemaya Şili’den sevgilerle!, Deniz Gökçe, Akşam 19.03.08

Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Mart 2008

Bir ülkenin sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık sisteminin reformu, kafasını kuma gömmüş, ideolojik veya dünyadan habersiz kişilerin becerebileceği bir iş değildir. Birkaç zamandır vurgulamaktayız. Türkiye 1991 yılından bu yana iflasın eşiğinde, yılda 25 milyar doların üstünde GSMH oranı olarak (yeni değil eski gelir sayıları ile oran ) yüzde beşe yaklaşan bir sosyal güvenlik açığı vermektedir. Eğer sosyal güvenlik açığı olmasa, eğitim için, yoksulluk için veya yatırım için yılda 25-30 milyar dolar ek sosyal amaçla kullanabilecek fonumuz olacaktı.
Devamı »


Sosyal Güvenlik Reformu “olmazsa olmaz”!, Deniz Gökçe, Aksam, 04.02.08

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 4 Mart 2008

Bugün sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık konusundaki düşüncelerimizi kısaca özetleyeceğiz.
Birincisi, Türkiye 1991 yılında S. Demirel’in erken emeklilik seçim vaadini yerine getirmesi sosyal güvenlik sistemini perişan etmiştir. Bugün ortalama emeklilik 46 ve ortalama hayat beklentisi (bebek ölümleri çıktıktan sonra) 77 yıl civarındadır. Yani hiçbir sosyal güvenlik ve emeklilik sistemi bu tür emekliliği kaldıramaz. Kaldı ki bir de kayıtdışılık olgusu var. Sağlık tarafı da zaten büyük bir sorun oluşturmakta idi.
Ancak Türkiye burada da durmamış, 1999 ve 2006 yıllarında da Sosyal Güvenlik Sistemi Reformu’nu uzlaşmasız bir yaklaşımla dondurmuş ve sistemin açıklarının yılda 25-30 milyar dolara gelmesine neden olmuştur. Burada akademisyenlerin ideolojisi, sendikaların uzun vadeli değil fırsatçı yaklaşımı, medyadaki konuyu anlamayan kişilerce yapılan ajitasyon, siyasi partilerin sosyal güvenliğe toplumun en önemli meselesi değil, birbirini hırpalama aracı olarak siyasi şekilde yaklaşmaları, açıkların daha da büyümesine neden olmuştur.
Devamı »


AB’ye Aday En Kötü Senaryo-TÜRKİYE (Çağatay HALAÇ)

Yazan: orpan | Tarih: 27 Şubat 2008

AB-Türkiye ilişkilerinin seyri tüm ekonomistler ve konuya ilgi duyan herkes için bir macera filminden çok, bir tarafta ezenin diğer tarafta ise direnenin başrol ynadığı,sonunun en azından bizim için mutlu bitmeyeceği belli olan Türk-Ecnebi  ortak yapımı bir filme benzemeye başladı. Bu tespiti güçlendirmek için elimizdeki doneler yeterince güçlü ve somut.

1-AB’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmalarında bizim lokomotif sektörlerimizin (tekstil-otomotiv gibi) dikkate alınmaması, bu ürünlerin hem AB’ye ihracında  hem de iç piyasada rekabet şartlarını olumsuz etkilemekte olup, Gümrük Birliğinden kaynaklanan bu handikaplara çözüm olabilecek aynı ülkeler ile Türkiye’nin de Serbest Ticaret Anlaşması imzalaması gibi çarelerin AB tarafından desteklenmemesi sonucu oluşacak haksız rekabetin yansımaları üretim ve istihdam  azalması ile dış ticaret açığının büyümesi olarak fatura edilmektedir. Bu gidişata en güncel örneği tekstil sektörünün Türkiye’deki bazı yatırımlarını Mısır’a kaydırmasını verebiliriz.

2-Haziran 2007’de yürürlüğe giren ve AB içinde üretilen veya ithal edilen kimyasalları merkezi bir veri tabanına kaydettirilmesi şeklinde özetleyebileceğimiz REACH TÜZÜĞÜ’nün tetkikinde de Türkiye’nin AB dışı üretici konumunda  gösterildiği görülecektir.Uygulama zaten AB içerisinde birçok soru işaretlerine sahip olmakla birlikte bizi asıl ilgilendiren, bu sektördeki küçük ve orta ölçekli ihracatçılarımıza ek maddi külfetler getirmesi ve ihraç ürünü kimyasal madde formülasyonlarının da AKA’ya (Avrupa Kimyasallar Ajansı) kaydı esnasında deşifre olmasıdır .Söz konusu  tüzüğün ekonomik menfi etkilerinden çok teknolojik ve siyasi boyutunun önemi AB’nin ikili ilişkilerdeki samimiyetini sorgulamamızı gerektirmektedir.    

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün olup, gelinen noktada AB ile ilişkilerimizi tekrar gözden geçirerek bir anlamda swot analizi  yapmak ve buna göre yeni stratejiler belirlemek bu maratonda bazı kazanımlar elde etmenin yollarını da açabilecektir. Gümrük Birliğinin teknik olarak tek tarafın çıkarları üzerine konumlandırılmasının ekonomiye olumsuz etkileri süreklilik  gösterse de AB Müktesebatının 35 fasıl başlığından ekonomi ile doğrudan ilgisi bulunmayan konu başlıklarında üst düzey standartların hayata geçirilebilmesi ülkemiz için bu yolda kazanılan teselli ikramiyesi olacaktır.


Gelişen teknolojiler listesi, www.teknoport.com.tr

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Şubat 2008

MIT Technology Review (http://www.technologyreview.com/) dergisi editörleri her yıl, bir önceki yılın en fazla dikkat çeken 10 çalışmasını gelişen teknolojiler listesi olarak ilan ediyorlar. Bir kısmına önceki TeknoBülten’lerde de yer verdiğimiz bu çalışmalar arasından 2008 için seçilenleri aşağıda sunuyoruz.

Devamı »


e-konomist.net e-konomist