Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Der: A.Soyak, Om Yayınevi, İstanbul, 2002
“Küreselleşme: İktisadi Yönelimler ve Sosyopolitik Karşıtlıklar” başlıklı bir derlemeye niçin ihtiyaç duyuldu? Bu ihtiyacı birbirleriyle ilintili üç unsur çerçevesinde açıklamak mümkündür:
İlkin küreselleşmeye karşı bir tavır alıştan söz edilebilir. Ancak ne tür bir tavır alış? Öyle ya değişimin karşısında durulabilir mi? Küreselleşen dünya; uçsuz bucaksız, devasa cüssesi bazen dingin ve olabildiğince sakin, bazen çıldırmış, hırçın ve tehlikeli ama her zaman gizemli bir okyanus gibi. Dünya ekonomisi ve sosyopolitik arenasında yaşananlar da böyle değil mi? Okyanusu yutabilir misiniz? O zaman yüzebilmeyi becerebilmek aslolan. Küreselleşme de bizim için böylesi bir olgu; yutulması mümkün olmayan ama mücadele edilmesi gereken…
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Russel Roberts, Liberte Yayınları
“Adamın biri ölmüş,” dedi Sam, “ve kendisini dünyanın en güzel alabalık nehrinin kenarında bulmuş. Gökyüzü masmaviymiş ve adamın elinde en kalitelisinden bir olta duruyormuş. Önünde bir nehir uzanıyormuş, mükemmel bir alabalık ırmağı, kimi yerde hızlı, kimi yerde yavaş akan bir su kütlesi. Adam bütün ömrü boyunca ‘ah balık tutacak biraz vaktim olsa,’ der dururmuş meğer. Cennette olduğunu anlamış. Nehre bir bakmış, dönen bir yer ve bir balık böcek için sıçramış. Tam olması gereken yere oltayı atmış, anında su dalgalanmış, kocaman bir balık suyun yüzüne çıkmış. Sıçradıkça etrafında sular dalgalanıyormuş. Balığın kuvveti ve rengarenk görüntüsü adamı korkuyla karışık bir hayranlığa sürüklemiş. Biraz mücadeleden sonra balığı yakalamış ve yere uzatmış. Herhalde 5-6 kg. varmış! Renkler de ne kadar canlıymış. Balığı bırakıp yeniden nehre dönmüş. Yine balığın biri bir böcek için havaya sıçramış. Adam yine tam isabetli bir olta atmış. Yine çok güzel başka bir balık yakalamış. Bu bir mucizeden başka bir şey değilmiş. Adam Allah’a şükretmek için dizleri üzerine çökmüş. Lâkin gün ilerleyip de adam her girişiminin sonunda balık üstüne balık destelemeye başlayınca, bilincinin kıyıcığından bir düşünce kendini hissettirmeye başlamış. Bir defa da bilerek kötü bir olta sallamaya karar vermiş. Aynı şekilde yine bir balık sıçramış ve adamın oltasına yakalanmış. Adam balığı korkutmak için başlamış bağırmaya ve üstüne su atmaya. Hiçbir şey farketmemiş, her olta atışı garanti bir balık getiriyormuş. O anda anlamış ki, orası Cennet falan değilmiş.”
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Russell D. Roberts, Liberte Yayınları
Global ekonomiyle ilgili bir roman mı? Russell Roberts Amerika ve Amerikan iş aleminin karşı karşıya olduğu anahtar uluslararası ekonomik sorunlara bu kışkırtıcı ve tuhaf bakışıyla tüm kuralları altüst ediyor. Tercih’in yıldızı bir ondokuzuncu yüzyıl ekonomisti olan David Ricardo’nun hayaleti. Kanatlarını alabilmek için bir Amerikan televizyon imalat şirketi genel müdürünü, yerel televizyon en-düstrisini yok etme pahasına bile olsa ithalatın Amerika için iyi olduğuna ikna etmek zorundadır. Tercih, iktisat jargonunu kullanmadan uluslararası ticaretin iş hayatını ve günlük yaşantımızı nasıl etkilediğine ilişkin okuyucuya yeni bir perspektif kazandırıyor.
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Timur Kuran, Yapı Kredi Yayınları
Devletin misilleme yapmasından korkan muhalifler düşündüklerini söylemekten, resmi politikalara ilişkin kuşkularını dışa vurmaktan, reform isteklerini dile getirmekten kaçınırlar… İşte, Yalanla Yaşamak…
Timur Kuran, kitabında, birbirinden şu ya da bu ölçüde bağımsız olarak gelişmiş bulgu ve yaklaşımların bileşiminden yola çıkarak bir kuram oluşturuyor. Bu kuram, ekonomi geleneğinde yer alan optimizasyon ve denge kavramlarını kapsıyor. Politika biliminde olduğu gibi, toplu karar alma süreçlerinde başrolü baskı gruplarına veriyor. Toplumbilimde olduğu gibi, bireyleri, birbirinden öğrenen, başkalarının kendisine ilişkin düşüncelerinden kaygı duyan toplumsal varlıklar olarak değerlendiriyor.
Son olarak da psikolojinin değişik dallarında görüldüğü gibi, insan aklının sınırlı ve çelişkili olduğunu kabul ediyor. Ve birbirinden yalıtılmış olan gözlemleri içeren öneriler sunuyor.
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Thomas Friedman, Boyner Yayınları
Dünyanın gerçekte nasıl işlediğini öğrenmek isteyen herkesin ilgisini çekecek bir kitap.
Günümüzde yeni uluslararası sistemi biçimlendirmekte olan küreselleşmeyi, dünya çapında uluslararası ilişkileri ve iç politikaları belirleyen güçleri anlamadan ne günün haberlerini yorumlayabilir, ne de paramızı en iyi nereye yatıracağımızı bilebiliriz. Nasıl oluyor da dünyanın yarısı daha iyi bir otomobil üretebilmek, daha ileri teknolojilere geçebilmek için didinirken diğer yarısı hangi zeytin ağacına ya da toprak parçasına kimin sahip olacağı konusunda didişip durmaya devam ediyor? New York Times’ın ünlü muhabirlerinden Thomas L. Friedman Brezilyalı köylülerden Endonezya’daki yeni girişimcilere, İslamcı öğrencilerden Wall Street ve Silikon Vadisi’ndeki finans sihirbazlarına kadar çok çeşitli insanlarla görüşerek bu kitabı hazırladı. Finansal piyasalar, şirketler, ulus-devletler ile teknoloji arasındaki dünya çapındaki benzeri görülmedik bütünleşme giderek daha da hız kazanıyor ve bir yandan muazzam zenginlikler yaratırken diğer yandan da yıkıcı sonuçlara yol açıyor. Kimine dev ödüller sunarken kimine de ağır cezalar kesiyor. Yazar, çarpıcı örnekler ve dudak uçuklatıcı öykülerle bu sonuçları gözler önüne seriyor. Küreselleşme ile kültür, coğrafya ve geleneğin kadim kuvvetleri arasındaki etkileşim hayatımıza hükmediyor