Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 12 Mart 2011
Para ve uluslararası para alanı son yıllarda işletme finansının egemenliği altına girdi. Bu olgu ekonomideki finans kapitalin ya da finansallaşmanın Dünya Sistemi açısından getirdiği ‘yenilik’ ve sorunların bir yansımasıdır. Finansallaşma; bireylerin ve ulusların ipotek menkullerindeki çöküşte yaşadıkları gibi “para yanılsamasıyla” kapitalizmin istanbul escort durgunluğuna mı neden oluyor, yoksa mevcut kapitalist krizin daha da derinleşmesini engelleyen (”doğal oran” safsatalarıyla) etkilere mi yol açıyor? Ama bu arada finans kapital krizi de uzatmış ve/ya da ertelemiş oluyor mu? Bu sorulara yanıt amacıyla yazılan bu kitap; insanların ve kurumların ellerindeki paranın ve parasal araçların ekonomi politiğini sorgulamanın bilinciyle hareket
etmektedir. Buradan gidilecek yolu birlikte aralamak için gerekli araçları ekonomi politik açısından tartışmaya çalışıyoruz. Tamamen krizin çözülüş biçimine bağlı olan “gelecek analizi”, iktisat bilimini de kökten değiştirecek niteliklere sahiptir. Bu nedenle de çalışma, iktisat bilimindeki temel para kavramlarını kullanarak, kavramların tıkandıkları biçimleri sergilemeyi kriz sonrası açısından önemli bulmaktadır.
Yazan: EDITOR | Tarih: 27 Ocak 2011

dan-ariely
Para hakkında nasıl düşünüyoruz?
Bankerlerin ekonomiyi gözden kaçırmasının nedeni neydi?
İnsanların bankalara aşırı borçlanmasının nedeni neydi?
Kararlarımızı yönlendiren akıldışı kuvvetler nelerdir?
Kendimizi ekonomik çıkmazlardan nasıl kurtarabiliriz?
New York Times ve Wall Street Journal listelerinde uzun süre birinci sırada yer alan Akıldışı Ama Öngörülebilir’in gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bu baskısında, Duke Üniversitesi öğretim üyelerinden davranışsal iktisatçı Dan Ariely, hem mevcut ekonomik krizin temel nedenlerinden bazılarını hem de kararlarımızı şekillendiren gizli kuvvetleri araştırıyor.
Sıkça rastlanan olayları ve zekice deneyleri çığır açıcı analizlerle harmanlayan Ariely, beklentilerin, duyguların, sosyal normların ve gözle görülemeyen görünüşte mantıksız diğer kuvvetlerin akıl yürütme becerilerimizi nasıl çarpıttığını gösteriyor. Kişisel, ulusal ve küresel politikaları planlarken geleneksel iktisat teorilerine bel bağlamamızın tehlikeli olabileceğini açıklıyor. Bireysel ya da kurumsal olarak yaptığımız hatalar hiçbir zaman rasgele değildir ve bir araya geldiklerinde piyasada yıkıcı sonuçları olan bir etki oluşturabilirler. Bu sistematik ve öngörülebilir hataların sonuçları, ilk kez mevcut küresel ekonomik krizin ışığı altında açıklanıyor.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 22 Haziran 2010
Okumaya başladığınız bu kitapta da ‘Böbrek satışı serbest olsa nasıl olur?’, ‘İçerden Öğrenme (Insider Trading) ya da kumarın yasa dışı olması anlamlı mı?’, ‘Emniyet kemeri takmak gerçekten emniyetli mi?’, ‘Kurban Bayramı alternatif bir şekilde kutlanabilir mi?’, ‘Şaraptan tat alabilmek için şaraptan anlamak gerekiyor mu?’ gibi sorular sorulmaktadır.
Metin içinde, okuyucunun dikkatini çekmek amacıyla, bu sorulara alternatif ve ajitatif cevaplar verilmiş olsa da, kitabın yazarı bu sorularının doğru cevaplarını bildiği iddiasında değildir. Sadece ‘işin bir de bu yönü var’ demeyi hedeflemektedir.
Daha önce yine Liberte Yayınları tarafından yayınlanan Homoekonomikus başlıklı kitabımı okuyup beğenmiş iseniz bu kitabı da beğeneceğinizi söyleyebilirim. Aralarındaki tek fark bu kitaptaki yazıların, aylık bir derginin light yazılar bölümü için yazılmaları nedeniyle, öncekine göre daha kısa olması. Kısa yazıların kolay okunmak gibi bir avantajı var ama konunun çok kapsamlı bir tartışmasına olanak vermiyor. O yüzden, derinlemesine bir analiz bekliyorsanız, aradığınız kitap bu değil.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 19 Nisan 2010

“…Yıllarca ekonomi bilmez, popülist insanlarımız bu “karamsar dinozor yorumcuların” yorumlarını okuyarak yanıltıldılar. Ekonomide “Hurafeler ve Gerçekler” kitabı ise bu yorumcuların yanlış yorumlarını kullanıp, doğruları da göstererek ekonomi dünyamıza yeni bir soluk getiriyor. Türkiye’nin yeni nesil yazarlarının zihin açıcı yorumlarını beğenerek okuyacağınızı düşünüyorum.”
Deniz Gökçe, Akşam Gazetesi Ekonomi Yazarı
Yazan: EDITOR | Tarih: 20 Haziran 2009
Eğer insanlar bu denli zekiyse peki neden sigara içerler ve kumar oynarlar ya da uyuşturucu kullanırlar ya da aşık olurlar? Bunlar gerçekte mantıklı davranışlar mıdır? Ve sizin aptal yöneticinize neden daha fazla maaş ödenir? Aslına bakarsanız bireylerin –fahişeler, uyuşturucu müptelaları, ırkçılar ve devrimciler– en sevilmeyen davranışlarında bile bir ekonomik mantık bulunmaktadır. İnsanlar, yaparken bunun farkında olmasalar bile, her yaptıklarında gelecek maliyetleri ve faydaları göz önünde bulundururlar. Bizler her şeyden önce mantıklı varlıklarız.Tim Harford yaşadığımız dünyaya bir ekonomistin gözünden bakmaktadır. Onun farklı bakış açısı sizi mantıksal olarak şaşkınlığa uğratacak bir yolculuğa çıkarıyor… ‘Harford, gündelik hayatın eğlenceli ve ciddi yönlerini açıklamak için, modern ekonomi düşünce şeklinin kullanılmasını harika bir şekilde ele alıyor. O, başka pek çok şeyin yanında, cezanın suçu neden önlediğini, korunmadan seks yapabilmek için erkeklerin fahişelere neden fazla para ödemesi gerektiğini ve neden doğum kontrol hapı çıktıktan ve birçok evli kadın çalışmaya başladıktan sonra boşanma oranlarının arttığını ama sonra sabitleştiğini mantığın açıkladığını gösteriyor. Bu kitabı kesinlikle öneriyorum, özellikle ekonominin hem eğlenceli hem de ciddi olmasını isteyenlere.’
—Gary Becker, 1992 Ekonomi dalında Nobel adayı Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 14 Mart 2009
Yeni küresel ekonomik düzende artık ulus-devletin elindeki araçların bir kısmı etkinliğini yitirdi. bu etkinliğin yitirilmesinde ulusal ve küresel birçok kararın ve akımın etkisi var. Bu kararların bir bölümü ulus-devletin kendi inisiyatifiyle alınıyor, bazı akımlar ise tamamen küresel oluşumların bir sonucu. Küreselleşme yarattığı düzensizliklere ve olumsuzluklara rağmen ülkeler için avantaja dönüştürülebilecek fırsatları da içinde barındırıyor. Ancak ulus-devletin bürokrasisi ve militer unsurları, ulus-devlet değerlerine milliyetçilikle bağlananlar, otoriter devlet yandaşları, ulus-devletin güçsüzleşmesine neden olan sürece karşı çıkıyorlar. Bu kitap ulus-devletin siyasi ve iktisadi egemenliğini yitirdiğini amprik bulgularla ortaya koymaya çalışmakta.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 23 Şubat 2009
Dr. İrfan Kalaycı, bu çalışmasında, günümüze dek hep tartışılmış olan Türkiye’nin Avrupalı mı yoksa Orta Doğulu bir ülke mi olduğu sorusuna ekonomi-politik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır.
Devamı »
Yazan: yusi9 | Tarih: 25 Kasım 2008
Gökmen Tarık’a ait bu kitap gerçekten çok faydalı ve geniş içerikli…
İktisatta temel ve hâkim yaklaşım durumundaki “neoklasik iktisat”, ortaya çıktığı andan itibaren kapitalizmin mütemmim cüzü olarak, sistemi tekrar ve tekrar üretiyor. “Görünmez bir el”in her zaman doğal düzeni sağladığı, piyasaları dengeye getireceği, bireysel çıkarlarını gözeten insanların toplumun refahını da sağlayacağı, fiyat mekanizmasının düzgün işlediği fikri, öteden beri iktisatçıların analizlerine temel oluşturuyor. Oysa iktisadı, çok da gerçekliği olmayan salt matematik veriler üzerinden algılayan, fizik gibi doğa bilimleriyle eş tutan bu anlayış, dünya üzerindeki milyarlarca yoksul, aç, son derece geri koşullarda yaşayan insanı açıklamanın çok uzağında.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Ekim 2008
Devlet bir taraftan bireysel özgürlüklerimize bir tehdit gibi görünürken, onun vaat ediklerinden nasıl bir fayda sağlayabiliriz? Milton Friedman bu klasikleşmiş kitabında, rekabetçi kapitalizmin, hem ekonomik özgürlük kazanma adına hem de siyasi özgürlük için gerekli bir şart olduğu biçiminde özetlenebilecek son derece etkin ekonomi felsefesinin kesin ifadelerini sunuyor. Sonuç olarak ortaya İngilizce’de yarım milyondan fazla satılmış, on sekiz farklı dile çevrilmiş ve her geçen gün önemi artmakta olan bir metin çıkmış.