Yazan: EDITOR | Tarih: 20 Haziran 2009
Eğer insanlar bu denli zekiyse peki neden sigara içerler ve kumar oynarlar ya da uyuşturucu kullanırlar ya da aşık olurlar? Bunlar gerçekte mantıklı davranışlar mıdır? Ve sizin aptal yöneticinize neden daha fazla maaş ödenir? Aslına bakarsanız bireylerin –fahişeler, uyuşturucu müptelaları, ırkçılar ve devrimciler– en sevilmeyen davranışlarında bile bir ekonomik mantık bulunmaktadır. İnsanlar, yaparken bunun farkında olmasalar bile, her yaptıklarında gelecek maliyetleri ve faydaları göz önünde bulundururlar. Bizler her şeyden önce mantıklı varlıklarız.Tim Harford yaşadığımız dünyaya bir ekonomistin gözünden bakmaktadır. Onun farklı bakış açısı sizi mantıksal olarak şaşkınlığa uğratacak bir yolculuğa çıkarıyor… ‘Harford, gündelik hayatın eğlenceli ve ciddi yönlerini açıklamak için, modern ekonomi düşünce şeklinin kullanılmasını harika bir şekilde ele alıyor. O, başka pek çok şeyin yanında, cezanın suçu neden önlediğini, korunmadan seks yapabilmek için erkeklerin fahişelere neden fazla para ödemesi gerektiğini ve neden doğum kontrol hapı çıktıktan ve birçok evli kadın çalışmaya başladıktan sonra boşanma oranlarının arttığını ama sonra sabitleştiğini mantığın açıkladığını gösteriyor. Bu kitabı kesinlikle öneriyorum, özellikle ekonominin hem eğlenceli hem de ciddi olmasını isteyenlere.’
—Gary Becker, 1992 Ekonomi dalında Nobel adayı Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 14 Mart 2009
Yeni küresel ekonomik düzende artık ulus-devletin elindeki araçların bir kısmı etkinliğini yitirdi. bu etkinliğin yitirilmesinde ulusal ve küresel birçok kararın ve akımın etkisi var. Bu kararların bir bölümü ulus-devletin kendi inisiyatifiyle alınıyor, bazı akımlar ise tamamen küresel oluşumların bir sonucu. Küreselleşme yarattığı düzensizliklere ve olumsuzluklara rağmen ülkeler için avantaja dönüştürülebilecek fırsatları da içinde barındırıyor. Ancak ulus-devletin bürokrasisi ve militer unsurları, ulus-devlet değerlerine milliyetçilikle bağlananlar, otoriter devlet yandaşları, ulus-devletin güçsüzleşmesine neden olan sürece karşı çıkıyorlar. Bu kitap ulus-devletin siyasi ve iktisadi egemenliğini yitirdiğini amprik bulgularla ortaya koymaya çalışmakta.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 23 Şubat 2009
Dr. İrfan Kalaycı, bu çalışmasında, günümüze dek hep tartışılmış olan Türkiye’nin Avrupalı mı yoksa Orta Doğulu bir ülke mi olduğu sorusuna ekonomi-politik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır.
Devamı »
Yazan: yusi9 | Tarih: 25 Kasım 2008
Gökmen Tarık’a ait bu kitap gerçekten çok faydalı ve geniş içerikli…
İktisatta temel ve hâkim yaklaşım durumundaki “neoklasik iktisat”, ortaya çıktığı andan itibaren kapitalizmin mütemmim cüzü olarak, sistemi tekrar ve tekrar üretiyor. “Görünmez bir el”in her zaman doğal düzeni sağladığı, piyasaları dengeye getireceği, bireysel çıkarlarını gözeten insanların toplumun refahını da sağlayacağı, fiyat mekanizmasının düzgün işlediği fikri, öteden beri iktisatçıların analizlerine temel oluşturuyor. Oysa iktisadı, çok da gerçekliği olmayan salt matematik veriler üzerinden algılayan, fizik gibi doğa bilimleriyle eş tutan bu anlayış, dünya üzerindeki milyarlarca yoksul, aç, son derece geri koşullarda yaşayan insanı açıklamanın çok uzağında.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Ekim 2008
Devlet bir taraftan bireysel özgürlüklerimize bir tehdit gibi görünürken, onun vaat ediklerinden nasıl bir fayda sağlayabiliriz? Milton Friedman bu klasikleşmiş kitabında, rekabetçi kapitalizmin, hem ekonomik özgürlük kazanma adına hem de siyasi özgürlük için gerekli bir şart olduğu biçiminde özetlenebilecek son derece etkin ekonomi felsefesinin kesin ifadelerini sunuyor. Sonuç olarak ortaya İngilizce’de yarım milyondan fazla satılmış, on sekiz farklı dile çevrilmiş ve her geçen gün önemi artmakta olan bir metin çıkmış.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 29 Temmuz 2008
Sıkıcı okul kitapları için yapılmış olan ne varsa onun hünerli ellerinde canlanıverir… Bu kitap sizi uyandırarak yeni bir dünyaya götürecektir. Hiçbir şey yapmasa bile en azından sizi çok daha kurnaz bir müşteri yapacaktır… Aslında medya dersleri vermesi gerekirken ekonomi öğreten sıkıcı bir eğitimciden ders alan orta öğretim öğrencileri ve ekonomi üzerine çok şey bilenler -sadece “iç karartıcı” bir bilimin daha az iç karartıcı olması umuduyla nasıl yazılacağını öğrenmek amacıyla bile olsa- bu kitabı almak için sıraya girmeliler.” Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Mart 2008
Uykudaki Kızıl Dev nasıl uyandı ve kendini, akıl almaz bir hızla, yakın geleceğin süper gücüne nasıl dönüştürdü? Bir zamanlar yoksulluğun ve Komünist ülkünün pençesinde kıvranan devasa bir ulus nasıl oldu da küresel kapitalizmin merkezine oturabildi? Kırsal kesimde yaşayan 300 milyon Çinlinin tarım alanlarını terk edip şehirlere doğru insanlık tarihinin en büyük göçünü yapmalarının küresel etkileri nelerdir? Günümüzde, hemen hemen bütün çok uluslu şirketlerin niçin Çin’de geniş ölçekli operasyonları bulunuyor? Şirketlerin Çin’e doğru olan bu yönelişleri Avrupa, Amerika ve dünyanın geri kalanındaki işçiler üzerinde nasıl bir etkiye yol açıyor?Bu arada Çin’in gittikçe büyüyen rekabetçi gücünü bu kadar tehlikeli hale getiren şey nedir? Devamı »
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 6 Şubat 2008
İş Bankası Kültür Yayınları “Osmanlı Ekonomisi ve Kurumları” adlı kitapla Osmanlı dönemi ekonomisine ışık tutuyor. Osmanlı-Türkiye iktisat tarihi alanının en önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Şevket Pamuk’un 1992-2006 yılları arasında kaleme aldığı makalelerden, tematik bir bütünlük içinde derlenen eser bazı önemli soruların cevaplarını arıyor: Osmanlı devletinin iktisat politikalarına sanıldığı gibi katı bir müdahalecilik mi egemendi? Yoksa pragmatizm, esneklik ve müzakereye yatkınlık daha ağır basan eğilimler miydi? Osmanlı tarihi hakkında sık sık dile getirilen “gerileme paradigması” ne ölçüde geçerliydi? Geleneksel Osmanlı tarihçiliğinin duraklama ve gerileme dönemleri olarak adlandırdığı yüzyıllarda ekonomide neler oluyordu? Batı’daki Fiyat Devrimi, Osmanlı ekonomisindeki kötüye gidişten ne ölçüde sorumluydu?
Şevket Pamuk, eserde bu soruların cevaplarını ararken, Sanayi Devrimi öncesindeki dönemde, özellikle de 16.-18. yüzyıllarda, Osmanlı ekonomisinin genel gidişatını, gelirleri, ücretleri ve yaşam standartlarını Avrupa ile karşılaştırmalı bir çerçevede ele alıyor.
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
MURAT ÇOKGEZEN
Ben ilkokuldayken (yaklaşık 30 yıl önce) okullarda Hayat Bilgisi dersi vardı. Hatırladığım kadarıyla bize hayat bilgisi diye anlatılan, “vali kimdir”, “kaymakam kimdir”, “ihtiyar heyeti ne iş yapar”, gibi hayatı değil, devleti ve devlete karşı vazifelerimizi öğreten bir dersti. “Para nasıl kazanılır”, “insan âşık olunca neler hisseder”, “arkadaşlarımızla ilişkilerimizi nasıl değerlendirmeliyiz”, “okul bitirmek ne işe yarar”, “insanın evlilikte karşılaşabileceği sorunlar nelerdir”, gibi hayata dair konularda hiçbir şey öğretildiğini hatırlamıyorum. Devamı »