Yazar Arşivi
WidgetBucks - Trend Watch - WidgetBucks.com
Yazan: EDITOR | Tarih: 27 Ocak 2011

dan-ariely
Para hakkında nasıl düşünüyoruz?
Bankerlerin ekonomiyi gözden kaçırmasının nedeni neydi?
İnsanların bankalara aşırı borçlanmasının nedeni neydi?
Kararlarımızı yönlendiren akıldışı kuvvetler nelerdir?
Kendimizi ekonomik çıkmazlardan nasıl kurtarabiliriz?
New York Times ve Wall Street Journal listelerinde uzun süre birinci sırada yer alan Akıldışı Ama Öngörülebilir’in gözden geçirilmiş ve genişletilmiş bu baskısında, Duke Üniversitesi öğretim üyelerinden davranışsal iktisatçı Dan Ariely, hem mevcut ekonomik krizin temel nedenlerinden bazılarını hem de kararlarımızı şekillendiren gizli kuvvetleri araştırıyor.
Sıkça rastlanan olayları ve zekice deneyleri çığır açıcı analizlerle harmanlayan Ariely, beklentilerin, duyguların, sosyal normların ve gözle görülemeyen görünüşte mantıksız diğer kuvvetlerin akıl yürütme becerilerimizi nasıl çarpıttığını gösteriyor. Kişisel, ulusal ve küresel politikaları planlarken geleneksel iktisat teorilerine bel bağlamamızın tehlikeli olabileceğini açıklıyor. Bireysel ya da kurumsal olarak yaptığımız hatalar hiçbir zaman rasgele değildir ve bir araya geldiklerinde piyasada yıkıcı sonuçları olan bir etki oluşturabilirler. Bu sistematik ve öngörülebilir hataların sonuçları, ilk kez mevcut küresel ekonomik krizin ışığı altında açıklanıyor.
Yazan: EDITOR | Tarih: 2 Kasım 2010
Link: http://www.newsweekturkiye.com/haberler/detay/44033/Taksiyi-taksi-duzeltir
Taksiyi taksi düzeltir
İstanbul’da taksi sayısının kısıtlanması, “suni bir rant” yaratmaktan başka işe yarıyor mu?
İstanbullu neden dökülen taksilerde kaba saba şoförlerle karşılaşıyor? Taksi sayısının sınırlandırılması beklendiği gibi İstanbul’da trafiği azaltıyor mu? Karbon emisyonunu azaltıp çevrenin korunmasını sağlıyor mu?
Bu soruların yanıtlarını arayan TÜBİTAK destekli bir bilimsel çalışma İstanbul’da taksi sayısının plaka tahdidi yoluyla kısıtlanmasının “suni bir rant” yaratmaktan başka işe yaramadığını savunuyor.
İstanbul’da yaklaşık 18 bin olan taksi sayısının 1980′lerin ortasından beri artmadığına, bunun da taksi plakalarına 300 bin hatta 500 bin liraya kadar alıcı bulup tekel rantı yarattığına dikkat çeken Başkent Üniversitesi’nden Doç. Fuat Oğuz, “Bu durumda toplumun geneli kayba uğruyor. Örneğin, şoförler müşterilere karşı iyi davranmak zorunda hissetmiyor” diyor.
Çalışmayı Doç. Oğuz ile birlikte gerçekleştiren Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Dr. Tamer Çetin ise plaka sınırlaması vergi kaçaklarını ve korsan taksiyi de körüklüyor. “Piyasaya giriş kısıtlanınca doğal olarak bir süre sonra arz talebi karşılamıyor, fiyatlar yükselirken korsan taksi gibi faaliyetler artıyor.”
Tahminlere göre bugün yaklaşık 25 bin araç “özel şoförlü kiralama” kisvesi altında korsan taksicilik yapıyor. Tekirdağ ve Kocaeli’nden alınan taksi plakalarıyla İstanbul’da çalışanlar da cabası. Oğuz, bir de “Plakamı kaybettim” deyip aldığı ikinci plaka ile İstanbul’un Avrupa ve Asya yakalarında iki taksi işletenlerin türediğinden bahsediyor. Eldekiler haddinden fazla çalıştırılıp kaçak taksiler de artınca, trafik tıkanıklığı ve çevre kirliliğine de önlem alınmış olmuyor.
Oğuz ve Çetin’e göre taksi piyasasını düzeltmenin tek yolu sürücü ve yolcu güvenliği için önlemleri arttırırken piyasaya giriş engellerini kaldırmak veya asgari seviyeye indirmek.
Yazan: EDITOR | Tarih: 3 Mayıs 2010
İktisat İşletme ve Finans
Cilt 25, Sayı 290 (Mayıs), 2010
İçindekiler
http://www.iif.com.tr/index.php/iif/issue/view/iif.290
1. The effects of fiscal policy shocks on output in Turkey: SVAR analysis
(İngilizce)
[Türkiye’de mali şokların milli gelir üzerindeki etkisi: Yapısal VAR
analizi]
Cem ÇEBİ
ss. 9-34
2. A comparative analysis of the ARMA and Neural Network Models: A case of
Turkish economy (İngilizce)
[ARMA ve Yapay Sinir Ağları Modellerinin karşılaştırmalı analizi:
Türkiye örneği]
Aysu İNSEL, M. Nedim SUALP, Mesut KARAKAŞ
ss. 35-64
3. Mantıklı Eylem Teorisi (MET) ile muhasebecilerin bilgi teknolojisi
kullanımına yönelik bir uygulama
Gökhan ÖZER, Emine YILMAZ
ss. 65-88
4. A Conjoint analysis of Turkish consumer preferences for energy drinks
(İngilizce)
[Türkiye’de enerji içecek tercihlerinin Conjoint analizi ile
belirlenmesi]
Celile ÖZÇİÇEK DÖLEKOĞLU, Ali KARA, Gürkan EREL, Oscar W DeShields
ss. 89-108
Yazan: EDITOR | Tarih: 27 Nisan 2010
Son günlerde Burgaz Rakı’nın Hayyam Garipoğlu’na geri verilmemesi yönünde müthiş bir kamuoyu yaratıldı. Kamu yararı bahanesiyle gerçekleşen haber ve yorumların, aslında ekonomik bir cinayetin perdelenmesine yaradığına inanıyorum.
Olayı kavrayabilmek için kısa bir özet yapmalıyım.
***
Türk rakı piyasası Amerikan menşeli yatırım fonu Texas Pacific Group’a (TGG) ait Mey İçki’nin kesin hakimiyetiyle özel sektöre açıldı. Tekel’in içki bölümü, Nurol/Limak/Özaltın/TÜTSAB tarafından (Mey adıyla) 293 milyon dolara satın alındı. Ve iki yıl sonra bu firmalar, Mey İçki’yi 900 milyon dolara Amerikalı fona devretti.
***
2004 yılında Mey İçki’nin pazar payı yüzde 99 idi. Yeni Rakı, Tekirdağ gibi yılların markasına kim dayanacaktı ki!
Ama herkes yanıldı.
Bankasına el konulan ve kamuya 350 milyon dolar borcu olan Hayyam Garipoğlu (eşi-dostu adına) Burgaz Rakı’yı kurdu. Tariş de dahil olmak üzere pazara 10’a yakın farklı özel sektör firması girdi. İnanılmaz bir rekabet başladı. Efe, Beylerbeyi, Fasıl, Burgaz, Ata isimleriyle onlarca yeni rakı ile içki severlerin sofrasına geldi. Ucuz, popüler, premium gibi segmentler oluştu.
Devamı »
Yazan: EDITOR | Tarih: 9 Kasım 2009
Hangi bölümlerin mezunları iş bulma konusunda daha şanslı? Bir araştırma epey fikir veriyor.
İnsan kaynakları ve yönetim danışmanlığı şirketi Data Expert’in hizmet verdiği firmaların eleman seçerken dikkat ettikleri kriterlerden yola çıkarak hazırladığı bir araştırmada, öne çıkan üniversite ve bölümler yol gösterici olabilir. Finans hizmetlerinden bilgisayar teknolojilerine kadar geniş bir çalışma alanına yayılan firmaları kapsayan ve bir buçuk yılda tamamlanan çalışmanın sonuçlarına bakılırsa sadece ünlü ve başarılı bir üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmak hemen işe girmek için yeterli değil. Örneğin ODTÜ, Boğaziçi, Galatasaray, Sabancı, İTÜ gibi yüksek puan gerektiren ünlü üniversitelerin bile her bölümü listede yer almıyor.
ODTÜ
1. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği
2. Okul Öncesi Öğretmenliği
3. İngilizce Öğretmenliği
4. İstatistik
5. Kimya
6. Moleküler Biyoloji ve Genetik
7. Psikoloji
8. İktisat
9. İşletme
10. Siyaset Bilimi
11. Uluslararası İlişkiler
12. Küresel ve Uluslararası İlişkiler
13. Endüstri Ürünleri Tasarımı
14. Mimarlık
15. Şehir ve Bölge Planlama
16. Bilgisayar Mühendisliği
17. Çevre Mühendisliği
18. Elektrik – Elektronik Mühendisliği
19. Endüstri Mühendisliği
20. Gıda Mühendisliği
21. Havacılık ve Uzay Mühendisliği
22. İnşaat Mühendisliği
23. Kimya Mühendisliği
24. Makine Mühendisliği
25. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği
26. Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği
Devamı »
Yazan: EDITOR | Tarih: 17 Eylül 2009
Değerli Akademisyen ve Araştırmacılar,
Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Sosyal Bilimler Araştırmaları Derneği (SoBiAD) tarafından düzenlenecek olan 3. HUKUK VE İKTİSAT FORUMU’nun ana teması “EKONOMİ POLİTİKASI KURALLARI: Maliye ve Para Politikası Kuralları Makro-Ekonomik Hedeflerin Gerçekleştirilmesine Ne Ölçüde Hizmet Eder?” olarak tespit edilmiştir.
Forumumuz, web sayfasında ilan edilmiş bulunan konularda yer alan genel başlıklar çerçevesinde bildiri sunmak isteyen tüm akademisyen, uzman ve uygulamacılara açıktır.
Konferansta kabul edilen ve sunulan bildiriler e-HİF (Hukuk ve İktisat Forumu e-Kütüphanesi) içerisinde yayınlanacaktır.
Prof. Dr. Ekrem ERDEM
Erciyes Üniversitesi
İ.İ.B.F. Dekanı
3. Hukuk ve İktisat Forumu Başkanı
Yazan: EDITOR | Tarih: 20 Haziran 2009
Eğer insanlar bu denli zekiyse peki neden sigara içerler ve kumar oynarlar ya da uyuşturucu kullanırlar ya da aşık olurlar? Bunlar gerçekte mantıklı davranışlar mıdır? Ve sizin aptal yöneticinize neden daha fazla maaş ödenir? Aslına bakarsanız bireylerin –fahişeler, uyuşturucu müptelaları, ırkçılar ve devrimciler– en sevilmeyen davranışlarında bile bir ekonomik mantık bulunmaktadır. İnsanlar, yaparken bunun farkında olmasalar bile, her yaptıklarında gelecek maliyetleri ve faydaları göz önünde bulundururlar. Bizler her şeyden önce mantıklı varlıklarız.Tim Harford yaşadığımız dünyaya bir ekonomistin gözünden bakmaktadır. Onun farklı bakış açısı sizi mantıksal olarak şaşkınlığa uğratacak bir yolculuğa çıkarıyor… ‘Harford, gündelik hayatın eğlenceli ve ciddi yönlerini açıklamak için, modern ekonomi düşünce şeklinin kullanılmasını harika bir şekilde ele alıyor. O, başka pek çok şeyin yanında, cezanın suçu neden önlediğini, korunmadan seks yapabilmek için erkeklerin fahişelere neden fazla para ödemesi gerektiğini ve neden doğum kontrol hapı çıktıktan ve birçok evli kadın çalışmaya başladıktan sonra boşanma oranlarının arttığını ama sonra sabitleştiğini mantığın açıkladığını gösteriyor. Bu kitabı kesinlikle öneriyorum, özellikle ekonominin hem eğlenceli hem de ciddi olmasını isteyenlere.’
—Gary Becker, 1992 Ekonomi dalında Nobel adayı Devamı »
Yazan: EDITOR | Tarih: 12 Nisan 2009
Delhi, Detroit’i geçecek mi? Belki de hayır. Ancak GM ve Chrysler su üstünde kalmak için çırpınırken, Hindistan’ın oto üreticileri vites yükseltiyor. Geçen hafta, Mumbai’nin Tata Motors’u büyük bir merakla beklenen ve reklamı çok yapılan Nano için sipariş almaya başladı. 2000 dolara satılan, beş koltuklu, klimalı, benzinle çalışan araç 67mpg yapıyor ve dünyanın en ucuz arabası kabul ediliyor. Düşük fiyatı ve yüksek kullanım/mesafesi nedeniyle uzmanlar arabanın dünya çapında çok satmasını bekliyorlar. Ayrıca Detroitr elektrikli araçlar ve hibridler yaratmaya çalışırken Hindistan şimdiden dünyanın en çok satan elektrikli aracı Reva’nın üreticisi.
Reva’nın tanıtımı Nano kadar güçlü olmadı, ama Bangalore şirketi 2001 yılından beri satılan 3000 aracın Asya ve Güney Amerika’da gelişmekte olan ülkelerde 34 milyon milden fazla yol yaptığını söylüyor. Yaklaşık 2.5 metre uzunluğunda, iki kapılı, garip görünümlü, hatchback bu araba Kristin Scott Thomas ve Jade Jagger gibi yeşilci ünlülerin favorisi haline geldiği Avrupa’da da ilgi görmeye başladı. Reva’nın temel modeli vergiler ve diğer giderler hariç 6000 dolara satılıyor. Haziranda piyasa sürülecek olan yeni versiyon Reva L-ion ise etkin lityum-iyon bataryaları ve tavandaki solar paneli ile daha donanımlı. Fiyatı ise 14.500 dolar. Vergiler, nakliye bedelleri ve Hindistan’ın dışında fiyatı yükseltecek olan diğer giderlerle birlikte Reva yine de Detroit’in gelecek yılın sonunda satışa sürülmesi planlanan Chevrolet Volt’ünden (taban satış fiyatı 40 bin dolar) çok daha ucuza satılacak.
Şunu net olarak belirtmek gerek: Reva, Toyota, Tata ya da bir bocalama dönemi geçiren GM gibi şirketleri tehdit edecek gibi görünmüyor; ama aynı zamanda otomotiv sektörü içinde parlak bir nokta. Şirket geçen yıl yaklaşık 500 araba sattı, ama bu yıl bu sayıyı üç katına çıkarma yolunda. Ayrıca, yaşanan küresel ekonomik durgunluğa karşın, Bangalore’de yılda 30 bin araba üretebilecek son model bir fabrikayı tamamlamak üzere. Buna karşılık Tata ilk yılında yaklaşık 250 bin Nano üretmeyi planlıyor. Ancak Volt, Priusi hatta Nano’nun aksine, Reva uzun yol aracı değil, daha çok küçük şehir arabası olarak tasarlanmış durumda. Arabanın mevcut veriyonu, REVAi, saatte 80km’lik bir üst sınıra sahip ve sekiz saatte şarj olabilen pilleriyle 80km yol yapabiliyor. L-ion modeli 6 saatlik şarj süresi ile 120km yol yapabilecek.
Devamı »
Yazan: EDITOR | Tarih: 23 Ocak 2009
Degerli okuyucular,
Business Idioms linkimiz açıldı. Bu linkte size cok faydalı olacağına inandığımız Amerikan İngilizce’sindeki iş hayatına ilişkin deyimler yer almaktadır. Dierseniz bu bağlantı sayfasına ücretsiz abone olabilirsiniz. Bu durumda mail adresinize yeni deyimler gelecektir. Faydalı olması dileğiyle…
e-konomist
Yazan: EDITOR | Tarih: 29 Aralık 2008
Atatürk Üniversitesi İİBF Ekonometri Bölümü olarak yürütmekte olduğumuz X. Ekonometri ve İstatistik Sempozyumu çalışmalarımız planladığımıza yakın şekilde yürümektedir. Bugüne kadar sempozyum duyurusuna çıkılmış ve genişletilmiş özetlerin kabulüne geçilmiştir. Daha önce ilan edilen sempozyum takvimine göre genişletilmiş özetlerin son kabul tarihi 26 Aralık 2008 yani bugün sona ermektedir. Ancak ilk duyurumuzun bazı üniversitelere geç ulaşması ve araya bayram tatilinin girmesi nedeniyle son bildiri özeti gönderme tarihinin uzatılması yönünde yoğun bir istekle karşılaştık. Bunun üzerine sempozyuma son bildiri gönderme tarihini 12 Ocak 2009 Pazartesi gününe kadar uzatma kararı almış bulunmaktayız. Bunun sonucu oluşan yeni sempozyum takvimi aşağıda belirtilmiştir. Devamı »