Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Ekim 2008
Devlet bir taraftan bireysel özgürlüklerimize bir tehdit gibi görünürken, onun vaat ediklerinden nasıl bir fayda sağlayabiliriz? Milton Friedman bu klasikleşmiş kitabında, rekabetçi kapitalizmin, hem ekonomik özgürlük kazanma adına hem de siyasi özgürlük için gerekli bir şart olduğu biçiminde özetlenebilecek son derece etkin ekonomi felsefesinin kesin ifadelerini sunuyor. Sonuç olarak ortaya İngilizce’de yarım milyondan fazla satılmış, on sekiz farklı dile çevrilmiş ve her geçen gün önemi artmakta olan bir metin çıkmış.
Yazan: e-konomist | Tarih: 1 Ekim 2008
AMERİKA’da patlak veren finansal krizin ekonomide ne kadar bir zarara veya kayba yol açtığı hesaplanmaya çalışılıyor. Bunun için zarar açıklayan kurumların zararları alt alta toplanıyor.
Bir başka yöntem olarak da Amerikan Devletinin yani Amerikan Hazinesi ile Amerikan Merkez Bankasının sisteme şırınga ettiği veya edeceği paraların toplamı bulunmaya çalışılıyor. Bu tür hesaplamalarla sonuca gidilemez. Öncelikle zararın ölçümü ve zamanlaması üzerinde bir mutabakat tesis etmek gerekir. Bir an için zararın muhasebe açısından tanımı üzerinde mutabık kalındı diyelim. Bu durumda bile firma zararlarının toplanmasıyla “makro” yani ülke ekonomisinde oluşan zarar bulunamaz.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 21 Eylül 2008
BİR zamanların popüler bankacılık oyunu can çekişiyor.
Küresel düzeyde yatırım bankacılığı zor durumda. Son dönemde batan, el değiştiren ya da satılan belli başlı finansal kurumların çoğu yatırım bankası.
Yatırım bankaları mevduat kabul edemezler. Piyasadan borçlanabilirler. Diğer bankalardan borç alabilirler. Bono ya da tahvil ihraç edip sermaye piyasaları yoluyla kaynak yaratabilirler. Borçlandıkları kaynakları sahip oldukları sermaye ile beraber kredi olarak kullandırabilirler. Başka kurumların tahvil bono ve hisse senetlerini alabilirler.
Mevduat toplamadıklarından yatırım bankaları daha çok “toptancı bankacılık” yaparlar. Hisse senedi piyasasında aracılık faaliyetlerinde yoğunlaşanların perakende bankacılık tarafları gelişmiştir.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 9 Temmuz 2008
Sayın Banka Yetkilisi,
Ben 86 yaşında bankanızda hesabı olan bir müşterinizim. Geçen gün, tesisatçıma 100 dolar’lık bir çek yazdım. Bu çeki kendisi her nasılsa 3 nanosaniyede bankanıza iletmiş olmalı ki, bankanızda değerlendirdiğim fonlardan bu miktar kadarını bozduramadan hesabımdan karşılığı alınmış. Tabii ki hesabımda o an için para olmadığından 30 dolar da faiz ve ceza alınmış. Oysa fonlarımda 1.000.000 dolar vardı. Bu durumu şikâyet etmek istediğimde, bankanız telefonunda kişiliksiz, terbiyesiz, banda kaydedilmiş ve yüzsüz bir hanım sesiyle yarım saate yakın boğuştum. Arada müzikler dinledim ve 28 kere değişik tuşlara basmak zorunda kaldım. Ama kimseye ulaşamadım.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 16 Mayıs 2008
Çalışma, ülkelere bürokrasiyi daha da azaltmaları ve girişimcilerin önündeki engelleri kaldırmaları çağrısında bulunuyor
BRÜKSEL, 14 Mayıs 2008 — Dünya Bankası’nın yeni bir raporunda, geçtiğimiz on yılda Doğu Avrupa’daki ve eski Sovyetler Birliği’ndeki işçilerin üretkenliğindeki büyük artışın, büyümenin ve yaşam standartlarının yükselmesine yardımcı olduğu; ancak şirketlerin hızla kürselleşen bir dünyada daha üretken hale gelebilmesi amacıyla bürokrasinin azaltılması ve engellerin kaldırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
“Refahın Dizginlerini Çözmek – Doğu Avrupa’da ve Eski Sovyetler Birliği’nde Üretkenlik Artışı” başlıklı rapora göre, Bölgenin üretkenliğindeki –belirli bir sürede bir işçinin üretim miktarı- hızlı artış ekonomik büyümeyi arttırarak 1999 ve 2007 yılları arasındaki dönemde kişi başına düşen geliri %50’nin üzerinde yükseltmiş, yaklaşık 50 milyon kişiyi yoksulluktan kurtarmıştır.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Mart 2008
Bir ülkenin sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık sisteminin reformu, kafasını kuma gömmüş, ideolojik veya dünyadan habersiz kişilerin becerebileceği bir iş değildir. Birkaç zamandır vurgulamaktayız. Türkiye 1991 yılından bu yana iflasın eşiğinde, yılda 25 milyar doların üstünde GSMH oranı olarak (yeni değil eski gelir sayıları ile oran ) yüzde beşe yaklaşan bir sosyal güvenlik açığı vermektedir. Eğer sosyal güvenlik açığı olmasa, eğitim için, yoksulluk için veya yatırım için yılda 25-30 milyar dolar ek sosyal amaçla kullanabilecek fonumuz olacaktı.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Mart 2008
Uykudaki Kızıl Dev nasıl uyandı ve kendini, akıl almaz bir hızla, yakın geleceğin süper gücüne nasıl dönüştürdü? Bir zamanlar yoksulluğun ve Komünist ülkünün pençesinde kıvranan devasa bir ulus nasıl oldu da küresel kapitalizmin merkezine oturabildi? Kırsal kesimde yaşayan 300 milyon Çinlinin tarım alanlarını terk edip şehirlere doğru insanlık tarihinin en büyük göçünü yapmalarının küresel etkileri nelerdir? Günümüzde, hemen hemen bütün çok uluslu şirketlerin niçin Çin’de geniş ölçekli operasyonları bulunuyor? Şirketlerin Çin’e doğru olan bu yönelişleri Avrupa, Amerika ve dünyanın geri kalanındaki işçiler üzerinde nasıl bir etkiye yol açıyor?Bu arada Çin’in gittikçe büyüyen rekabetçi gücünü bu kadar tehlikeli hale getiren şey nedir? Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Şubat 2008
MIT Technology Review (http://www.technologyreview.com/) dergisi editörleri her yıl, bir önceki yılın en fazla dikkat çeken 10 çalışmasını gelişen teknolojiler listesi olarak ilan ediyorlar. Bir kısmına önceki TeknoBülten’lerde de yer verdiğimiz bu çalışmalar arasından 2008 için seçilenleri aşağıda sunuyoruz.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 16 Şubat 2008
MERKEZ Bankası, faizleri 25 baz puan (yani % 1’in dörtte biri) düşürerek, bir bakıma faizleri artırmış oldu.Dünyada döviz (hard currency) diye adlandırılan paraların reel faizleri % 1’ler düzeyinde geziniyor. ABD’de nominal faizler % 40 indirildi. Gerek ABD’den, gerek AB’den faizler indirilecek sinyalleri gelmeye devam ediyor. Diğer yandan gelişmiş ülkelerde enflasyonda yükselme var.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Şubat 2008
30 milyon USD ve 80 milyon USD.
Birinci rakam Çin’in yabancı döviz rezervine her saat eklediği miktar. İkinci rakam ABD’nin her saat kaybettiği sermaye, yani dış açığındaki artış (yabancıların ABD’den aldığı değerli varlıklar). Bu böyle giderse işin kaç yılda nereye gideceği açık elbet. Herkes biliyor bu böyle gitmeyecek.
Dolar/Euro kuru %20 değiştiğinde çinin kaybının 300 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu Çin’in yıllık üretiminin %13’ü büyüklüğünde. Yani piyasaları en az %10 indirecek bir rakam. Zaten öyle oldu!
Çin’in şu andaki dolar rezervinin büyüklüğü 1.5 trilyon dolar. Bu ABD Merkez Bankası’nın (Fed) altın rezervlerinin tümünü üç defa alacak büyüklükte.
Londra’daki gayrimenkul fiyatlarının yüksekliğini herkes duymuştur. Çin’in dolar rezervinin büyüklüğü tüm Londra’daki gayrimenkulün hepsini satın alır ve Çinlilerin elinde hala yarım trilyon dolar kalır.
Zavallı Çin! O kadar para orada yatıp duruyor!
Devamı »