Yazan: e-konomist | Tarih: 16 Mayıs 2008
Çalışma, ülkelere bürokrasiyi daha da azaltmaları ve girişimcilerin önündeki engelleri kaldırmaları çağrısında bulunuyor
BRÜKSEL, 14 Mayıs 2008 — Dünya Bankası’nın yeni bir raporunda, geçtiğimiz on yılda Doğu Avrupa’daki ve eski Sovyetler Birliği’ndeki işçilerin üretkenliğindeki büyük artışın, büyümenin ve yaşam standartlarının yükselmesine yardımcı olduğu; ancak şirketlerin hızla kürselleşen bir dünyada daha üretken hale gelebilmesi amacıyla bürokrasinin azaltılması ve engellerin kaldırılması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
“Refahın Dizginlerini Çözmek – Doğu Avrupa’da ve Eski Sovyetler Birliği’nde Üretkenlik Artışı” başlıklı rapora göre, Bölgenin üretkenliğindeki –belirli bir sürede bir işçinin üretim miktarı- hızlı artış ekonomik büyümeyi arttırarak 1999 ve 2007 yılları arasındaki dönemde kişi başına düşen geliri %50’nin üzerinde yükseltmiş, yaklaşık 50 milyon kişiyi yoksulluktan kurtarmıştır.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 19 Mart 2008
Bir ülkenin sosyal güvenlik, emeklilik ve sağlık sisteminin reformu, kafasını kuma gömmüş, ideolojik veya dünyadan habersiz kişilerin becerebileceği bir iş değildir. Birkaç zamandır vurgulamaktayız. Türkiye 1991 yılından bu yana iflasın eşiğinde, yılda 25 milyar doların üstünde GSMH oranı olarak (yeni değil eski gelir sayıları ile oran ) yüzde beşe yaklaşan bir sosyal güvenlik açığı vermektedir. Eğer sosyal güvenlik açığı olmasa, eğitim için, yoksulluk için veya yatırım için yılda 25-30 milyar dolar ek sosyal amaçla kullanabilecek fonumuz olacaktı.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Mart 2008
Uykudaki Kızıl Dev nasıl uyandı ve kendini, akıl almaz bir hızla, yakın geleceğin süper gücüne nasıl dönüştürdü? Bir zamanlar yoksulluğun ve Komünist ülkünün pençesinde kıvranan devasa bir ulus nasıl oldu da küresel kapitalizmin merkezine oturabildi? Kırsal kesimde yaşayan 300 milyon Çinlinin tarım alanlarını terk edip şehirlere doğru insanlık tarihinin en büyük göçünü yapmalarının küresel etkileri nelerdir? Günümüzde, hemen hemen bütün çok uluslu şirketlerin niçin Çin’de geniş ölçekli operasyonları bulunuyor? Şirketlerin Çin’e doğru olan bu yönelişleri Avrupa, Amerika ve dünyanın geri kalanındaki işçiler üzerinde nasıl bir etkiye yol açıyor?Bu arada Çin’in gittikçe büyüyen rekabetçi gücünü bu kadar tehlikeli hale getiren şey nedir? Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Şubat 2008
MIT Technology Review (http://www.technologyreview.com/) dergisi editörleri her yıl, bir önceki yılın en fazla dikkat çeken 10 çalışmasını gelişen teknolojiler listesi olarak ilan ediyorlar. Bir kısmına önceki TeknoBülten’lerde de yer verdiğimiz bu çalışmalar arasından 2008 için seçilenleri aşağıda sunuyoruz.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 16 Şubat 2008
MERKEZ Bankası, faizleri 25 baz puan (yani % 1’in dörtte biri) düşürerek, bir bakıma faizleri artırmış oldu.Dünyada döviz (hard currency) diye adlandırılan paraların reel faizleri % 1’ler düzeyinde geziniyor. ABD’de nominal faizler % 40 indirildi. Gerek ABD’den, gerek AB’den faizler indirilecek sinyalleri gelmeye devam ediyor. Diğer yandan gelişmiş ülkelerde enflasyonda yükselme var.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Şubat 2008
30 milyon USD ve 80 milyon USD.
Birinci rakam Çin’in yabancı döviz rezervine her saat eklediği miktar. İkinci rakam ABD’nin her saat kaybettiği sermaye, yani dış açığındaki artış (yabancıların ABD’den aldığı değerli varlıklar). Bu böyle giderse işin kaç yılda nereye gideceği açık elbet. Herkes biliyor bu böyle gitmeyecek.
Dolar/Euro kuru %20 değiştiğinde çinin kaybının 300 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Bu Çin’in yıllık üretiminin %13’ü büyüklüğünde. Yani piyasaları en az %10 indirecek bir rakam. Zaten öyle oldu!
Çin’in şu andaki dolar rezervinin büyüklüğü 1.5 trilyon dolar. Bu ABD Merkez Bankası’nın (Fed) altın rezervlerinin tümünü üç defa alacak büyüklükte.
Londra’daki gayrimenkul fiyatlarının yüksekliğini herkes duymuştur. Çin’in dolar rezervinin büyüklüğü tüm Londra’daki gayrimenkulün hepsini satın alır ve Çinlilerin elinde hala yarım trilyon dolar kalır.
Zavallı Çin! O kadar para orada yatıp duruyor!
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 28 Ocak 2008
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, “üniversiteler bedava, bu dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir” veciz sözüyle bir cümlede iki yanlış birden yapma başarısını gösterdikten hemen sonra, Murat Belge, Baskın Oran ve Taha Akyol gibi “özgürlükçü” yazarlar, düşünmeden aynı yanlışı tekrar etmekte gecikmediler. Hatta öyle ki, kimisi “bedavacılığın bozulması gereken bir ezber olduğunu” (B. Oran), kimisi “parasız üniversite istemenin etik bir sorun teşkil ettiğini” (M. Belge), bir başkası da “bilimin ticarileştirilmesi gerektiğini ve paralı üniversitenin fırsat eşitliği yaratacağını” (T. Akyol) dillendirdi. Elbette ki bu “özgürlükçü” yazarlar, savunduklarının, sınıfsal gerçekliği gözardı eden kerameti kendinden menkul bireyci bir demokrasi kurgusu ile piyasa faşizmini uzlaştırmaya hizmet edeceğinden bihaberdirler. Böyle düşünen birisi için, “bedava üniversite istemek” etik olmayacak, ama bölüşüm sorununun adını bile ağzına almamak bırakalım “etik” olup olmamayı, bir sorun olarak bile görülmeyecek. Kaldı ki asıl ezber, üniversitelerin “bedava” olduğu üzerinedir ve mutlaka bozulması gerekir.
Bütün dünya mı?
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 14 Ocak 2008
Wissenschaftliche/r Mitarbeiter/in Mikroökonomik Universität Duisburg-Essen, Campus Essen JEL classification(s): D To be found at:
http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=6409
Honorardozenten für Berlin gesucht!
Internationale Berufsakademie gGmbH
JEL classification(s): A, C, F, G, K, L, M To be found at:
http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=6410
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 14 Ocak 2008
YÖK’ün başına yeni birinin atanmasıyla, o noktada önemli bir gerilim potansiyeli oluştu. Henüz büyük bir ‘harekât’ başlamadı, ama bu bence bir ‘bekleyiş’ işareti. Başkan daha belirgin adımlar atınca, tepkileri de gelecektir. Aslında, daha ‘bismillah’ derken ‘tape’e de yakalanan yeni başkan, ‘açık vermedi’ değil, ama herhalde hazırlık daha büyük olaylar için, dolayısıyla bu ilk ‘el ense’ durumlarında fazla gürültü çıkmadı.
Geçenlerde yeni YÖK Başkanı yükseköğretimin paralı olması gerektiğini söyledi ve bu sözüyle de hemen tepki çekti. Bu, öteden beri, benim de kafamı kurcalayan bir konudur. Türkiye, daha Türkiye olmadığı zamanlardan beri, her şeyi devletinin yaptığı bir toplum ve böyle olmaya iyice alışmış.
Bu gelenek içinde her basamağıyla eğitimi de devletin yaptırması, işin masrafını da üstlenmesi çok normal görünüyor.
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 6 Ocak 2008
EVRİM GEÇİRMİŞ KAPİTÜLASYONLAR
ÇUŞ’lerin günümüz iktidarının desteği ile Gümrük Birliği-Küreselleşme-Serbest Piyasa Ekonomisi gibi argümanların popülaritesini de yelkenlerini şişiren bir rüzgar gibi kullanarak altın çağını yaşaması bize Osmanlı zamanındaki kapitülasyonların modern versiyonunu anımsatmakta olup, dünyadaki uluslararası ticaretin %70’inin ÇUŞ’ler kanalı ile gerçekleştiğini düşünürsek ortaya çıkan tabloya şaşırmamak gerekir. Mal sirkülasyonunda ÇUŞ’lerin etkinliğini dikkate almak ekonomik kalkınmanın dikkate değer prensiplerinden biri haline geldiği bu süreçte gelişmekte olan ve teknolojiye yatırım yapmak isteyen ülkelerin, kendi öz kaynaklarını korumaları ayrıca bu şirketlerin kar transferleri ile vergi gelirlerini aşındırmalarına engel olmaları zaruret halini almıştır.
Devamı »