Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 27 Nisan 2009
2 Dolomites Summer School Antitrust for networks Focus on vertical restraints
in Alba di Canazei (TN) – Dolomites ,Italy
from 22. June 2009 to 29. June 2009
Deadline for paper submissions: 07. May 2009
JEL classification(s): K, L
Further information at: http://dse.univr.it/ssef/
Reserve Bank of Australia Research Workshop
in Sydney,Australia
from 17. December 2009 to 18. December 2009
Deadline for paper submissions: 18. September 2009
JEL classification(s): E
Further information at: http://www.rba.gov.au/PublicationsAndResearch/Workshops/2009/index.html
Devamı »
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 27 Nisan 2009
PhD positions in Economics
University of Milan Bicocca, Department of Economics
JEL classification(s): B, C, D, E, F, G, H, I, J, K, L, N, O, P, Q, R, Z
To be found at: http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=8158
Post-doc position
Dipartimento di Scienze economiche – University of Pisa
JEL classification(s): E, G, L, O
To be found at: http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=8159
Devamı »
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 27 Nisan 2009
PhD positions in Economics
University of Milan Bicocca, Department of Economics
JEL classification(s): B, C, D, E, F, G, H, I, J, K, L, N, O, P, Q, R, Z
To be found at: http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=8158
Post-doc position
Dipartimento di Scienze economiche – University of Pisa
JEL classification(s): E, G, L, O
To be found at: http://www.inomics.com/cgi/job?action=detail&nr=8159
Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Nisan 2009
Küresel ekonomik çöküşte kim daha suçlu?
Hangi meslek gurubu, küresel kredi piyasasının çöküşü ve bunun sonucunda milyarlarca doların geri çekilmesi konusunda daha fazla suçlanası? Bankacılar mı yoksa ekonomistler mi?
Bu bir tuzak soru değil.
Şimdiye kadar suçlamaların büyük bölümü bankacılara yönelikti. Evet, şirketini mahvetmeyen birkaç sağlam bankacı var. Ancak ünlü bankacıların pek çoğu başarısız oldu. Ve onların başarısızlıkları her gün Wall Street Journal’ın sayfalarında çarşaf çarşaf ilan ediliyor. Bu kişiler Meclis’in önüne çıkarıldılar, görevden alındılar ya da kovuldular, büyük servetler kaybettiler ve popülist öfkenin hedefleri haline geldiler. Ortak bir uzlaşma ile bankacılar (bu terimi kullanırken finansal hizmetler sektöründe görece yüksek düzeylerde çalışan kişileri kastediyorum) büyük darbe aldılar.
Devamı »
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 13 Nisan 2009
ACTECON Pazarlardan Haberler
Nisan 2009, Sayı 12
Rekabet Kurulu’nda iki yeni üye
Ali Ilıcak, Editör
Rekabet Kurulu’nda boşalan üç üyelik için atamalar gerçekleşti. Başkanlık görevini yürütmekte olan Prof. Dr. Nurettin Kaldırımcı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği kontenjanından; Cevdet İlhan Günay, Yargıtay Başkanlığı kontenjanından ve Murat Çetinkaya da Rekabet Kurulu kontenjanından atandılar. Bu atamalardan ikisinin altını çizmek gerekir: En genç üye Murat Çetinkaya, aynı zamanda Kurum’un meslek personeli arasından atanan ilk üye. Rekabet Kurumu’nda uzmanlık ve 2. Daire Başkan Vekilliği görevlerinde bulunan Çetinkaya’nın varlığı, Kurul’un daha proaktif bir tutum sergilemesine yol açabilir.
Dikkat çeken diğer bir husus ise Doç. Dr. Cevdet İlhan Günay’ın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi üyeliğinden Rekabet Kurulu üyeliğine atanması. Burada da Kurul’a Yargıtay kontenjanından ilk defa bir Yargıtay Üyesinin atandığını görüyoruz. Doç. Dr. Günay aynı zamanda bir akademisyen. Eserleri arasında 3 ciltlik “Şerhli İş Kanunu”, “Sendikalar Kanunu Şerhi”, “İş Mahkemeleri Kanunu Şerhi” ve “ Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Hukuku” bulunuyor.
Önümüzdeki ay, Danıştay kontenjanından atanmış olan Süreyya Çakın’ın görev süresi sona erecek ve Rekabet Kurulu’na yeni bir atama daha yapılacak. Kurul’un Bakanlar Kurulu’na gönderilecek üç başkan adayının belirlenmesi için yapması gereken oylamanın, bu atamayı bekleyip beklemeyeceği belli değil.
Akaryakıt dağıtımında kartlar yeniden dağıtılıyor
Dr. Fevzi Toksoy
Rekabet Kurulu’nun akaryakıt istasyonları ile ilgili son dönemde verdiği Total/Akdağ, Pol-Pet /Bölünmez ve Barbaros / Altınbaş kararlarında, akaryakıt istasyonu ile akaryakıt dağıtım firması arasında imzalanan ve istasyonun bulunduğu taşınmazın ve müştemilatının kullanım haklarını uzun süreliğine dağıtıcıya veren intifa sözleşmesinin 5 yıldan uzun süreli olarak akdedilemeyeceğine hükmetti. Danıştay 13.Dairesi’nin Total/Akdağ ile ilgili eski kurul kararını bozma gerekçesi ile şekillenen bu yaklaşım, bayilik sözleşmelerinin kısa süreli olmasına rağmen, yapılan intifa sözleşmeleriyle 5 yıldan daha uzun ya da belirsiz süreli ilişkiler kurularak 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara ilişkin Grup Muafiyeti Tebliğinde belirtilen şartların etrafından dolanılmasını engelliyor.
Aynı konu Avrupa Birliği’nin de gündemini meşgul etmekte ve devam eden davarlın sonuçları beklenmekteydi. Bu doğrultuda, 2 Nisan 2009 tarihinde AB Adalet Divanı da Pedro IV Servicios v. Total España SA davasında Rekabet Kurumu’na benzer bir karar aldı ve intifa haklarıyla uzatılan münhasırlık sürelerini 5 yıl ile sınırlandırdı.
Bunun sonucu olarak, pazardaki yerleşik dağıtım şirketlerinin akaryakıt istasyonları ile 18.9.2005 tarihinden önce yapmış oldukları bayilik ve intifa hakkı sözleşmelerinin 18.9.2010 tarihinden sonra; 18.9.2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin ise 5 yıldan uzun ya da belirsiz süre için yapılmış olanları (mesela 1 yıllık olup da her yıl otomatik uzayanlar) ise 5 yıldan sonra geçersiz olacaktır. Özetle, akaryakıt istasyonları 5 yıldan uzun bir süre için gerek işletme sözleşmesi ile doğrudan gerekse de intifa hakkı sözleşmesi ile dolaylı olarak bir dağıtıcının ağına alınamayacaklardır. Eğer istasyon bu sürenin sonunda başka bir dağıtıcı ile anlaşmak istiyorsa, aradaki sözleşmenin geçersizliğinden yararlanabilecektir.
Bu gelişmeler ise, doğal olarak akaryakıt sektöründeki sağlayıcıların ileriye dönük stratejilerini rekabet kuralları çerçevesinde revize etmeleri sonucunu doğuracaktır. Businessweek Türkiye’nin geçen haftaki sayısındaki röportajlardan, akaryakıt dağıtım firmalarının Kurul’un kararının piyasayı karıştıracağını düşündüğünü anlıyoruz.
Yazan: EDITOR | Tarih: 12 Nisan 2009
Delhi, Detroit’i geçecek mi? Belki de hayır. Ancak GM ve Chrysler su üstünde kalmak için çırpınırken, Hindistan’ın oto üreticileri vites yükseltiyor. Geçen hafta, Mumbai’nin Tata Motors’u büyük bir merakla beklenen ve reklamı çok yapılan Nano için sipariş almaya başladı. 2000 dolara satılan, beş koltuklu, klimalı, benzinle çalışan araç 67mpg yapıyor ve dünyanın en ucuz arabası kabul ediliyor. Düşük fiyatı ve yüksek kullanım/mesafesi nedeniyle uzmanlar arabanın dünya çapında çok satmasını bekliyorlar. Ayrıca Detroitr elektrikli araçlar ve hibridler yaratmaya çalışırken Hindistan şimdiden dünyanın en çok satan elektrikli aracı Reva’nın üreticisi.
Reva’nın tanıtımı Nano kadar güçlü olmadı, ama Bangalore şirketi 2001 yılından beri satılan 3000 aracın Asya ve Güney Amerika’da gelişmekte olan ülkelerde 34 milyon milden fazla yol yaptığını söylüyor. Yaklaşık 2.5 metre uzunluğunda, iki kapılı, garip görünümlü, hatchback bu araba Kristin Scott Thomas ve Jade Jagger gibi yeşilci ünlülerin favorisi haline geldiği Avrupa’da da ilgi görmeye başladı. Reva’nın temel modeli vergiler ve diğer giderler hariç 6000 dolara satılıyor. Haziranda piyasa sürülecek olan yeni versiyon Reva L-ion ise etkin lityum-iyon bataryaları ve tavandaki solar paneli ile daha donanımlı. Fiyatı ise 14.500 dolar. Vergiler, nakliye bedelleri ve Hindistan’ın dışında fiyatı yükseltecek olan diğer giderlerle birlikte Reva yine de Detroit’in gelecek yılın sonunda satışa sürülmesi planlanan Chevrolet Volt’ünden (taban satış fiyatı 40 bin dolar) çok daha ucuza satılacak.
Şunu net olarak belirtmek gerek: Reva, Toyota, Tata ya da bir bocalama dönemi geçiren GM gibi şirketleri tehdit edecek gibi görünmüyor; ama aynı zamanda otomotiv sektörü içinde parlak bir nokta. Şirket geçen yıl yaklaşık 500 araba sattı, ama bu yıl bu sayıyı üç katına çıkarma yolunda. Ayrıca, yaşanan küresel ekonomik durgunluğa karşın, Bangalore’de yılda 30 bin araba üretebilecek son model bir fabrikayı tamamlamak üzere. Buna karşılık Tata ilk yılında yaklaşık 250 bin Nano üretmeyi planlıyor. Ancak Volt, Priusi hatta Nano’nun aksine, Reva uzun yol aracı değil, daha çok küçük şehir arabası olarak tasarlanmış durumda. Arabanın mevcut veriyonu, REVAi, saatte 80km’lik bir üst sınıra sahip ve sekiz saatte şarj olabilen pilleriyle 80km yol yapabiliyor. L-ion modeli 6 saatlik şarj süresi ile 120km yol yapabilecek.
Devamı »