Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 23 Şubat 2009
Dr. İrfan Kalaycı, bu çalışmasında, günümüze dek hep tartışılmış olan Türkiye’nin Avrupalı mı yoksa Orta Doğulu bir ülke mi olduğu sorusuna ekonomi-politik bir yaklaşımla yanıt aramaktadır.
Devamı »
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 6 Şubat 2009
Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne Çağrı 1. Türk Sosyal Bilimler Derneği, Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ni 9-11 Aralık 2009’da, Ankara’da ODTÜ Kongre ve Kültür Merkez’inde düzenlemeyi kararlaştırmıştır.2. Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne, her zaman olduğu gibi, sosyal bilimlerin çeşitli disiplinlerinde bildiriler sunulabilecektir. Katılımcılar kendi uzmanlık alanları içinde herhangi bir konuyu seçmekte serbesttirler. Bu temel ilkeyle birlikte, Onbirinci Kongre’de kapitalizmin içinde bulunduğu bunalım koşulları altında dünyada ve Türkiye’de yaşanan siyasi, iktisadi ve toplumsal gelişmeleri tarihsel ve eleştirel olarak çözümlemeyi hedefleyen bildirilerin sunulması arzu edilmektedir. 3. Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’nde bildiri sunmak isteyenlerin en çok 250 kelimelik bildiri özetlerini (1A4 sayfasını geçmeden) en geç 1 Haziran 2009’a kadar Derneğimizin t.s.b.d@superonline.com adresine elektronik postayla göndermeleri gerekmektedir.4. Kongre Düzenleme Kurulu tarafından yapılacak değerlendirmenin sonuçları bildiri sahiplerine elektronik postayla bildirilecektir.5. Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne sunulması kararlaştırılan bildiri metinlerininin 1 Ekim 2009’a kadar, Derneğimizin t.s.b.d@superonline.com adresine elektronik postayla göndermeleri gerekmektedir.6. Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi ile ilgili güncellenmiş bilgilere http://www.tsbd.org.tr adresinden ulaşılabilinir.
Tüm sosyal bilimcilere duyurulur. Onbirinci Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne yaygın bir katılımın sağlanması için ilgi ve desteğinizi bekler, saygılarımızı sunarız.
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 6 Şubat 2009
İktisat İşletme ve Finans
Cilt 24, Sayı 275 (Şubat), 2009
İçindekiler
http://iif.com.tr/index.php/iif/issue/view/iif.275
Makale
——–
Küresel likidite: Tanımı, ölçümü ve küresel dengesizlikler ile
bağlantısı (9-36)
Koray KALAFATCILAR, Gökhan YILMAZ
Türkiye’de 2000-2008 döneminde para politikası (37-65)
Fatih ÖZATAY
Türkiye’de döviz kuru ve hisse senedi fiyatlarının sınır testi
analizi (66-88)
Burcu KIRAN
Doğrudan yabancı yatırımların istihdam üzerindeki etkileri: Türkiye
örneği (89-114)
Hasan VERGİL, Necla AYAŞ
Girişimcilik eğilimi ve Türk imalat sektöründeki doğrudan yurtdışı
yatırım firmalarının performansı: Görgül bir çalışma (115-133)
Harun KAYA, Veysel AĞCA
Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 3 Şubat 2009
Küresel ekonomik krizi önceden öngörmesiyle tanınan Roubini Global Economics (RGE) Monitor adlı kuruluşun başkanı ve New York Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini, Yapı Kredi Private Banking’in davetlisi olarak Türkiye’ye geldi. Newsweek’ten Metin Under ve Melis Özpınar dünya ve Türkiye ekonomisini nelerin beklediğini “kriz kahinine” sordu. Özel röportajın tamamı…
- Newsweek: Neredeyse tüm ekonomistler 2009′un kayıp yıl olduğunda hemfikir. 2009′un beklendiği kadar kötü bir yıl olmama ihtimali hiç yok mu?
Roubini: Ben kötümser olmaya çalışmaktan ziyade gerçekçi olmaya çalışıyorum. 2009 için büyümede herhangi bir iyileşme görmüyorum. 2010′a gelince, ABD’den gelecek çok büyük bir para ve mali teşvik olacak. Fakat bu bile ancak bir ölçüde etkili olacak. Bunun nedeni mali sistemdeki sorunların onarılmasının 12 aydan uzun sürecek olması. Ve ne zaman ciddi bir bankacılık krizi olursa kredi sıkıntıları en azından ortalama birkaç sene sürer. Çünkü ABD’de iflas etmiş ya da borç batağında olan yüzlerce banka var. Bunların çözümü için zamana ve insana ihtiyaç var. Sadece ortaya para sürmek çözemez. Bu birinci sorun. İkinci sorun ise ABD’de mortgage, kredi kartı, eğitim borçlanmaları gibi nedenlerle iflas etmiş ya da borçla boğuşan pek çok insan var. Bunların sorunları tek hamlede çözülemez. 2010 ve 2011′in bunların kredi ve borç sıkıntılarıyla uğraşılarak ve bir şekilde birikim yapmaya çalışılarak geçirileceği hesaplanmalı. Bu yıllar dünyada ortalamanın altında büyüme yılları olacak.
- Dünyanın krizden önce gördüğü fiyatları tekrar yakalaması, mesela gayrimenkul fiyatlarının eski seviyesine gelmesi mümkün olur mu?
Sanmıyorum. Çünkü 120 senedir ABD’de evlerin gerçek fiyatları uzun vadede genellikle enflasyon artışlarıyla arttı. Bu trendin dışına pek çıkılmadı. 1996-2006 yılları arasındaysa fiyatlar bir anda iki katına çıktı. Bu tamamen bir balondu. Aynı balon, İngiltere, İrlanda, İspanya, Baltık ülkeleri gibi örneklerde de görüldü. Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde balon olmasa da hileli bir artış oldu. Macaristan, Dubai, Türkiye gibi ülkelerde de olması gerekenin çok üstüne çıkıldı. Şu anda fiyatlar yüzde 50 düşmeli ki normal değerine ulaşabilsin. Ben normal seviyelerine geri döneceğine inanıyorum. Resesyonda fiyatlar düşüyor. Resesyon bitince fiyatlar tekrar yükselmeye başlayacak. Fakat bu aynı balon durumunu yaratmayacak. Artık konut fiyatlarında enflasyon artışının üstünde artış beklenmesi için bir neden yok.
Devamı »