e-konomist.net

e-konomist
Türkiye İktisatçılar SıralamasıArşivİletişimRSSGiriş yapKayıt ol

Kasım 2007 Arşivi

WidgetBucks - Trend Watch - WidgetBucks.com

Hukuk…. Nereye kadar? (Murat Çokgezen)

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 21 Kasım 2007

14. 10. 2007 tarihli Hürriyet gazetesinin İnsan Kaynakları ekindeki bir haber ilgimi çekti. Haberde 4857 sayılı iş kanunun 18-21’inci maddelerine ilişkin bir değerlendirme var. Bu maddeler işten çıkarmaların belirli bir gerekçeye dayandırılmasını ve işten çıkarmada uygulanacak prosedürleri belirliyorlar. Özellikle, 18. madde ‘otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır’ diyor. Eğer mahkemeler işçinin çıkartılma gerekçesini uygun bulmazsa işveren ya işçiyi işe geri almak ya da tazminat ödemek zorunda. Yazıdan anlaşılana göre bu sınıflamaya giren işletmelerde çalışanlar işten çıkartıldıklarında ‘işten çıkartılma gerekçenin uygun olmadığı’ ya da ‘uygun tebligat yapılmadığı’ gerekçesiyle dava açıyorlar. Mahkemeler genellikle işçi lehine karar veriyor ama işveren çıkarttığı işçiyi tekrar işe almak istemediği için tazminat ödemek zorunda kalıyormuş. Sonuçta bu maddeler işten çıkartılanların patrondan tazminat kopartmasının bir aracı haline dönüşmüş.

Çalışanların haklarını koruyan yasalara genel olarak kamuoyu olumlu yaklaşıyor. İş güvencesi, yüksek ücret, sosyal güvenlik gibi kavramlar kulağa hoş geliyor. Ancak bunlar hukuk zorlamasıyla sağlanınca olumsuz sonuçlar doğuruyor. Zaten patron akıllı ise, kendisine olumlu katkı yapan işçisini hiçbir zaman işten çıkartmaz. Hatta işten çıkacak diye korkar ve kaçmasın diye ona en iyi şartları sunmaya çalışır. Eğer akıllı değil ise işçisini kaçırır ya da işten kovar ama sonuçta bundan işçi değil patron zararlı çıkar.

Devamı »


Bankalarda ücret karşılaştırması (Deniz Gökçe, Akşam 01.11.07)

Yazan: Murat Çokgezen | Tarih: 1 Kasım 2007

Bankacılık konusunda öğretim görevlisi Dr. Şenol Babuşçu 21 Ekim tarihli Ekonomist dergisinin 82. sayfasındaki “Bakış” köşesinde “Banka Çalışanlarının Ücretleri” başlıklı bir yazı yayınlamış. Bu yazıda kullandığı verileri Bankalar Birliği’nin WEB sayfasındaki “bankaların personel giderleri” sayılarından almış. Sonra bu sayıları çalışan sayısına bölerek ortalama ücret rakamını oluşturmuş. Aslında bu yaklaşım oldukça hatalı. Bulunan rakam “ortalama personel gideri” ama, bu şekilde bir karşılaştırma çok yanlış sonuçlar çıkartır, özellikle tüm çok şubeli bankalar aleyhine bir görüntü ve algı oluşturur.

Sorulması gerekli, örneğin personel giderlerinin içerisinde outsourcing maliyetleri var mı? Bankalar Birliği verilerinden bu bilgiyi elde etmek galiba mümkün değil. O zaman da karşılaştırmanın nasıl yapılabileceği ortada değil!

Bilindiği gibi personel giderleri deyince içinde (birçok bankada) en azından şu kalemler var: Yönetim Kurulu Üyeleri aylıkları, daimi kadrolu personel ücretleri, fazla çalışma ücretleri, Bireysel Emeklilik giderleri, SSK işveren sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, Devamı »


porno
e-konomist.net e-konomist
porno travesti escort bayan