e-konomist.net

e-konomist
Türkiye İktisatçılar SıralamasıArşivİletişimRSSGiriş yapKayıt ol

Ekim 2007 Arşivi

WidgetBucks - Trend Watch - WidgetBucks.com

Küreselleşme, yapısal uyum programları ve yoksulluk

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Alkan Soyak
Neden IMF, Dünya Bankası gibi kuruluşlar yoksulluk sorununa kafayı takmış durumdalar? Alkan Soyak çalışmasında bu sorunun cevabını arıyor.

Küreselleşme, yapısal uyum programları ve yoksulluk


Popüler kültür yarış(tır)malarının ekonomik kritiği

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

İrfan Kalaycı
Giriş Bir süredir, televizyon kanallarından sergilenen popüler kültür yarışmaları ya da yarıştırmaları ile yatıp kalkıyoruz. “Popstar Türkiye” ve “Biz Evleniyoruz” ile başlayan, “Akademi Türkiye” ve “Türkiye’nin Yıldızları” gibi benzeri isimler altında süren TV yarışmaları “tedavül”e girmiştir. Yeni bir alt sektörün de pratiği haline gelen bu proğramlar, adeta partizan ya da futbol takımı fanatiği muadillerini yaratmıştır. Bir kez daha görüldü ki, çok güçlü bir kitle iletişim aracı olan TV, bir proğrama “baş” koydu mu toplumun gerçek gündemi (!) belirlenmiş demektir. Türk toplumu bu tür proğramlara ne kadar da açmış, açıkmış! Eğer abartılmıyorsa, izlenme rekorları buna şahittir. Adı geçen proğramlar toplumu ciddi ciddi meşgul ettiğine göre, ekonomi mentalitesi ile buna ilgisiz kalınabilir mi? Yarışmaların tarafları TV’deki popüler kültür yarış-tır-maları içerisinde en fazla ilgi göreni, tartışmasız “Popstar Türkiye” oldu. Çünkü alanında bir ilkti; aynı zamanda toplum, taraftarlığını yapmak için koyulduğu”icat” arayışına denk düşüyordu. Devamı »


Türk ve Amerikan toplantı farkları (American and Turkish meeting differences)

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Güler Disney
Increasing integration of businesses globally requires multicultural skills in order to operate in different international settings. One of these settings is Meetings: Different cultures run, manage and precede meetings in a different way that might be unusual or confusing to a person from a different country. The unfamiliar setting and not knowing what to expect in meetings might hurt your business deal.
For instance, brief and factual information is valued in most Western Cultures at the beginning of a meeting; in contrast, an opinion or a speech by a manager in Asian and Middle Eastern Cultures might be the norm at a similar setting. Devamı »


Türkiye sadece İstanbul değil

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Özge Özdemir
İstanbul ; oldukça gelişmiş , yaşam standardı ileri seviyede , bir çok olanağı bünyesinde barındıran , eğitim sektörü ve eğitim alma olanağı yüksek , ulaşım ağı gitgide gelişmekte olan neredeyse ”Minik Avrupa” diyebileceğimiz Türkiye’nin en büyük hazinesi olan bir kentimizdir. Bugün İstanbul’umuza baktığımızda ”Neden hala Avrupa Birliği’ne alınmıyoruz?” diye sormamız elbette ki İstanbul’daki bazı problemler bir yana bırakılırsa oldukça normaldir. Çünkü bir Avrupalı’nın dahi İstanbul’a geldiğinde ”Türkiye’siz Avrupa olmaz” sözleri hep bu güzelim yedi tepeli kentimizden kaynaklanır. Devamı »


Fizik, Tıp ve İktisat

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Nadir Eroğlu
Giriş
Descartes’ten itibaren bilimsel ilerleyişin büyük bir ivme kazanması, önemli bir düşünce dönüşümüne bağlıdır. Descartes’tan önce, doğa canlı bir organizma olarak algılanmaktaydı. İnsanoğlu canlı organizma olarak düşünülen doğaya zarar vermek istemiyordu. Ancak Bacon’dan etkilenen Descartes doğayı makine olarak gördü ve mutlak bilginin bilim olduğunu savundu. Bacon, doğayı hizmet etmeye mecbur, köle yapılması gereken bir şey olarak görmekte, bilim adamlarının hedefinin onun (she) sırlarını söküp almak, ona işkence etmek olduğunu savunmaktaydı. İngiltere’de Kral I. James’in başsavcısı Bacon’nun şiddeti içeren bu yaklaşımı 17. yy cadı mahkemelerinde kadınlara uygulanan işkenceyi hatırlatmaktadır. Bacon bu davalarla yakından ilgilenmişti. Doğaya işkence edilmeli ve böylece mutlak bilgiye ulaşılmalıydı[1]. Devamı »


Tıp ve Ekonomi: ‘Sağlığın Gaspı’ adlı kitabının ışığında sağlık sorununa ekonomik yaklaşımlar

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

İrfan Kalaycı, Karizma, Ekim-Kasım-Aralık, 2003, Sayı 16
Formel bir ekonomist olarak, tıp dünyasına girmek olanaklı mıdır acaba; üstelik bunu, bir tarihçi ve dinbilimci olan Avusturyalı Ivan Illich’nin Sağlığın Gaspı (çev. S. Sertabibioğlu, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 1995) adlı kitabının yardımıyla yapmayı denemek… Bir soru daha: Acaba tıp ile ekonominin, birbirinden çok farklı / uzak olduğu sanılan bu iki bilimin, bir kesişim noktası var mıdır? Fen bilimlerinin tekniği kabul edilen tıp ile, Joan Robinson’un deyimiyle sosyal bilimlerin kraliçesi sayılan ekonominin kesiştiği alan ne olabilir, maksimum insan refahı ve mutluluğu hedefinden başka? Devamı »


Economics in One Page

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Mark Skousen, www.mskousen.com
What makes it [economics] most fascinating is that its fundamental principles are so simple that they can be written on one page, that anyone can understand them, and yet very few do.1
–Milton Friedman

The above statement by Friedman got me thinking: Is it possible to summarize the basic principles of economics in a single page? After all, Henry Hazlitt gave us a masterful summary of sound principles in Economics in One Lesson. Could these concepts be reduced to a page? Devamı »


Alternatifli Tıp ve Alternatifsiz İktisat Bilimi

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Gülten Kazgan; www.ekonomistler.com, 18 Eylül 2003
Tıp bilimi ile iktisat bilimi arasında konularının öznesi bakımından inanılmaz benzerlikler var. Bir kere her ikisi de birey olarak insandan ve insanların bir arada yaşamasının oluşturduğu toplumdan hareket ediyor; tıp insanın birey olarak sağlığını ele alıyor, bu yoldan refahını artırmayı sağlamak için gereken tedavileri araştırıyor. Sağlık düzenli çalışabilmenin ön şartı. Bir yandan da toplumsal yaşamla ilgileniyor, toplumu göz altına alıyor; sağlıklı beslenmeden kanser taramasına, mikroplu hastalıklardan korumak amacıyla yaygın aşılamadan bataklıkların kurutulmasına, çevre koşullarının iyileştirilmesine uzanan bir çizgide toplumsal düzlemde sağlık koşullarının yaratılmasına çalışıyor. Böylece, toplumsal refahı toplum düzleminde girişimlerle artırmaya çalışıyor, bireysel tedavi yaptığı gibi. Birinci bağlamda yaptığı işler birey hastalandıktan sonra ortaya çıktığı halde, toplumsal düzlemde yaptığı işler, daha çok bireylerin hastalanmasını önlemeye dönük “önleyici tıp” olarak gündeme gelmekte. Bireyler daha çok hastalansın ki hekimler daha çok kazansın diye, topluma dönük önleyici tıp dalının geri plana atılması diye bir eğilim söz konusu değil. Devamı »


İşlenmiş su gibi aziz ol, sömürenin çok olsun

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Alkan Soyak
Kayınbiraderim “O”ndan ilk söz ettiğinde hemen alıp incelemek istedim. Ancak, hayat gailesi tam da bu konudaki merakımı unutturmaya yüz tutmuşken, Fakültenin yazlık kantininde su siparişime verilen karşılık kayınbiraderimin kulaklarını çınlatmama vesile oldu. İşte tam karşımda, tüm albenisiyle duruyordu. Serinliğe kavuşmayı simgeleyen yunuslar ve masmavi ergonomik bir şişenin içinde, “Turkuaz: Sofra İçeceği”. Sofra içeceği de ne ola ki? diye ilk ciddi düşünme eksersizlerimi burada yaptığımı söyleyebilirim. Hani rakip biraderler Coca-Cola ve Pepsi Cola’nın ürettiği bilumum kapitalizm sıvılarını anlamıştık da, bu su görünümlü madde ne anlama geliyordu? Kantinciye, özellikle tercih ettiğim ve seçimimi yaparken de sertlik derecesini esas aldığım, bir başka doğal kaynak suyundan istediğimi söylediğimde ise bu suyu satmadıklarını, dağıtım grubunun kendi meşrubat çeşitleriyle birlikte“sofra içeceğini”de adeta dayattıkları iddiasıyla karşılaştım[1]. Küreselleşmenin yeni bir numarasıyla karşı karşıya olduğumuz aşikardı. Birçok arkadaşıma durumu anlattım. Kimisi olayı kavrayamadı; kimisi ise “böylesi bir nüans”la uğraşmanın gereksiz olduğunu düşündü. Ben ise şeytanın ayrıntıda gizli olduğuna inananlardandım. Enformasyon teknolojisinin nimetleri, Internet’te yapmış olduğum kısa bir turla size aktaracağım şu bilgilerin derlenmesinde etkili oldu. Devamı »


AÖF Kitaplarını onbinlerce uzman ve öğrenci okuyor (mu)?

Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007

Cemal Yıldırım
Yurt dışında profesyonel iktisatçı olmayan bir gruba Türkiye Ekonomisi üzerine bir brifing vermem istendiğinde Türkiye’deki arkadaşlarımı arayıp bana bu konuda ellerinde olan kitapları göndermelerini istedim. Sağolsunlar bana bir çuval kitap yollamışlar. İçlerinden bir tanesi de Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi tarafından basılmış Türkiye Ekonomisi başlıklı kitaptı. Kitabın ilk sayfasından itibaren yazılanlar beni dehşete düşürdü. Kitap tamamen derme çatma, özensiz ve çelişkilerle doluydu. Sadece birkaç bölümünü okumaya dayanabildiğim kitaptan aşağıdaki notları almışım: Devamı »


e-konomist.net e-konomist