Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
İrfan Kalaycı, CBT, S.1057, 22.06.2007
Fakülte… Firma… Fabrika… Üç sözcük de yabancı dilden. Fakat üçünün de çağdaş bir ekonomi için birbirini değişik açılardan tamamladıklarını ve birbirlerine pozitif dışsallıklar sağladıklarını düşünürsek onlara asla yabancı kalamayız. Hele, Sn. Orhan Bursalı’nın CBT’deki başyazısını (01.06.07) okuduktan sonra… Yazının başlığı olan “Dekanlık bir proje olabilir mi?” sorusu, epey zor/lama bir soruya benziyor. Bunun yerine “Fakülte projeci olabilir mi / bir fakültenin projesi ne olmalıdır?” diye sorarak, dekanlığı da kapsayan daha geniş ve bütünlükçü bir yaklaşım sergilenebilir. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Hugh McCulloch
Aralık 1863′de Hugh McCulloclı, o zamanki Para Otoritesi (Comptroller of the Currency) daha sonra Hazine Sekreteri, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ulusal bankalara yolladığı bir mektupta tüm basiretli bankacıların izlemesine gerek gördüğü bazı prensipleri belirlemiştir. Aşağıdaki metin bu mektuptan alınan bazı paragrafları içermektedir. Buradaki öğütler 1863 de olduğu gibi günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Yaman Törüner Milliyet 31.03.2007
A.Y. isimli okurum, Türkiye’deki ilaç ticaretiyle ilgili gerçekleri göz önüne seren bir ileti gönderdi. Çok ilginç noktalara değinen ve ses getireceğine inandığım ileti biraz kısaltılmış haliyle şöyle:
“Beş yıldır, çeşitli ilaç firmalarında tıbbi satış mümessili olarak çalışıyorum. Beş yıldır öğrendiğim tek gerçek, ilaç satmak için her yolun mubah olduğudur. Sağlık sektörünün gerçeği, yatırım yapmadan hiçbir hekime ilaç yazdırılamadığıdır. İlaç firmaları pahalı ve muadilsiz ürünleri için hekimlerle kutu başı anlaşmalar yaparlar. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Ebru Gül Yılmaz
NÜFUSUN % 7,5’İ, ÇALIŞAN NÜFUSUN % 24’Ü TÜKETİCİ KREDİSİ KULLANIYOR!
2005 yılında faizlerinin düşüyle birlikte bankacılık sektörünün gözdesi haline gelen otomobil, konut ve ihtiyaç kredileri aynı yılın mayıs ayında ağırlıklı olarak yabancı sermaye çıkışı sebebiyle faizlerin artmasına paralel olarak düşüş trendine girmişti.
Mayıs sonrası düşüş terndine rağmen 2005 yılında yakalanan ivme ile Aralık 2006 itibarıyla tüketici kredileri toplamı 45 Milyar YTL’ye ulaşmıştır. Bunun 48 %’ini konut, 14 %’ünü oto, 38 % ini ise ihtiyaç kredileri oluşturmaktadır. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Murat Çokgezen Ticaret Gazetesi Ekim 2006
Larry Page ve Sergey Brin isimli iki doktora öğrencisi 1996 yılında bir araştırma projesi yapmaya başladılar. Araştırmada web siteleri arasındaki ilişkileri analiz eden bir arama motorunun o dönem mevcut olan ve sonuçları aranan kelimenin web sitesinde yer alma sayısına göre sıralayan arama motorlarından daha iyi sonuçlar vereceğini ileri sürmekteydiler. Bu sisteme göre çalışan ilk arama motoru öğrencisi oldukları Stanford Üniversitesi’nde kullanılmaya başlandı. 1998 yılında da yasal bir şirket haline dönüştüler. Şirket merkezi bir arkadaşlarının garajıydı. Şirketi adı olan Google, 10100 anlamına gelen ‘googol’ un hatalı yazımından türetilmişti. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Murat Çokgezen, CNBC-E BUSINESS, ARALIK 2006
Kapitalizmin, bireysel özgürlüklerin, piyasa ekonomisinin çağımızdaki en etkin savunucularından, iktisatçı Milton Friedman 16 Kasım 2006 tarihinde San Fransisko’da kalp yetmezliğinden öldü. Öldüğünde 94 yaşındaydı.
1912 yılında Macaristan’dan gelmiş, Yahudi bir ailenin çocuğu olarak New York’ta doğmuştu. İlk gençliği derin bir ekonomik bunalımın yaşandığı 1930’lu yıllara denk geldi. Bu elverişsiz ekonomik ortamda bulduğu burslarla, yaz tatillerinde çalışarak, bazen ablasından ve annesinden borç alarak iktisat alanında Rutgers üniversitesinden lisans (1932), Chicago Üniversitesi’nden de yüksek lisans (1933) derecelerini almayı başardı. Chicago’dan okurken tanıştığı Rosa D. Friedman ile 1938 yılında evlendi. Friedman ölene kadar birlikte olan ve birlikte bazı kitaplara imza atan çiftin iki de çocukları oldu. Kızları Janet avukat olmayı tercih ederken, babasının izinden gidip iktisatçı olan oğul David Friedman iktisat alanında değil ama düşünce alanında babasının ötesine geçip bir anarko-kapitalist oldu. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
İrfan Kalaycı, Bilim-Teknoloji Dergisi,29.12.2006
İsveç Akademisi, Türkiye’ye sadece Nobel Ödülü’nü vermedi, aynı zamanda, Batı’ya karşı takındığı önyargılı davranış ve söylemlerinden dolayı çok şık bir ceza (!) da vermiş oldu. Gerçekten de, eğer geleneksel düz mantığı terk edip madalyonun her iki yüzünü görme becerisini gösterebilirsek, Nobel’in bir yüzünde ödül, öteki yüzünde ceza yazılı olduğunu okuyabiliriz. Ödül ‘edebi’ olmasına edebidir, fakat ceza ‘ebedi’ gözüküyor. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Alkan Soyak, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 30.06.2006
Gelişmekte olan ülkeler nasıl bir teknoloji politikası izlemeli? Teknoloji İndeksi bu konuda bize ne gibi ipuçları veriyor? Alkan Soyak bu calısmasında bu sorulara cevap arıyor.
Teknoloji Endeksinden Süzülen İktisadi Gerçekler
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
Süleyman KEVÜK
ÖZET: Bu makalede, küreselleşme olgusunun ulus devlet üzerine etkileri ve bu konuda yapılan teorik tartışmalar ele alınmaktadır. Öncelikle, kültürel, teknolojik, ekonomik, siyasal vb. alanlardaki değişimlerle ilgili hemen her açıklamada bir çıkış noktası olarak görülen küreselleşmenin, niteliği üzerinde durulmaktadır. Daha sonra ise, ulus-devletin meşruiyetiyle küreselleşme olgusu ilişkilendirilmekte, konuyla ilgili çelişkilere yer verilmektedir. Devamı »
Yazan: e-konomist | Tarih: 25 Ekim 2007
İrfan Kalaycı, Cumhuriyet Gazetesi Bilim Teknik Eki, Sayı 999, 13.05.2006
1. Sn. Celal Şengör, “Üniversitede öğrenim mi, öğretim mi?” sorununu tartıştığı CBT’deki (S.995, 17.4.06) köşe yazısında, “Türkiye’de üniversite yoktur (üç harp okulu hariç)” diyor. (Harp Akademilerini unutmuş olmalı.) Şengör Hoca, bu sözleriyle üyesi olduğu İTÜ başta olmak üzere tüm Türkiye üniversitelerini toptancı bir anlayışla yok mu sayıyor, yoksa bir ironi mi yapıyor, tam olarak anlayamadım. Amacı ne olursa olsun, Hocamızın bu yazısını, Harp okullarına yönelik özel hayranlığını yansıttığı diğer yazılarının paralelinde değerlendirebilir ve bu okulların üniversite olup olmadıklarının tartışılması için vesile sayabiliriz. Devamı »